1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Yönetimde istikrar da, temsilde adalet de önemlidir?
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Yönetimde istikrar da, temsilde adalet de önemlidir?

A+A-

Demokrasinin gereği çoğulculuk ve temsilde adalettir.

Kuşkusuz yönetimde istikrar da önemlidir…

İstikrar mı, adalet mi diye, birinden birini tercih etmeye yöneltecek bir soru doğru değildir.

Aslolan her ikisini at başı götürebilme becerisidir.

Salt çoğunluğun kendini temsil ettirebildiği, rakibinden 1 oy az almış kişilerin kendisini temsil ettirme fırsatı bulamadığı sistem adaletsizdir.

Ne ki, adaletsizliği gidereceğiz diyerek kurumlarda yönetim istikrarının bozulmasına da izin verilmemelidir.

Demokrasilerde çoğulculuğa uyarken, aynı zamanda istikrarı da koruyabilmektir önemli olan.

1970-80 arası dönemde temsilde adalet uygulamalarına karşın yönetimde istikrarın tepetaklak olduğu günler unutulmuş değildir.

 

* * *

Geçmiş yıllarda birçok belediye başkanlığı seçimlerinde yüzde 26-28 gibi oylarla başkanlıkların kazanıldığı, bugün için de bunun geçerli olduğunu biliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminde yürütmenin en az yüzde 50 artı bir oy ile seçilebildiği günümüzde belediye başkanlığı seçimlerinde de benzer uygulamaya geçilmesi gerektiği açıktır.

Aynı şekilde bu günlerde tartışılan Akademik Oda ve Baro seçimleri için de yeni bir düzenlemenin yapılması apaçık ortadadır.

Seçim sistemlerinin, yönetimlerin istikrar içinde çalışmalarına olanak verecek ancak temsilde adaletin de sağlanacağı suretle yeniden düzenlemesi gerekmektedir.

Çünkü temsilde adalet yoktur.

Bir grup seçiliyor ve diğer grup o Akademik Oda yahut Baro yönetiminde temsil edilmiyor.
Deniyor ki, “Türkiye’de başkanlık sistemi var. Cumhurbaşkanı 50 artı bir oyla seçiliyor. Kabinesinde seçilemeyen yüzde 49,99’dan bir yardımcı mı oluyor? Ya da kabine kurulurken 49,9’u temsilen üç beş bakan mı alınıyor?”

Sorun da tam burada zaten.

Yüzde 50 artı bir oy alarak yönetimi oluşturmakta değil sorun, sorun yüzde 25-30’lar ile yönetimin tamamının oluşmasında.

* * *

Temsilde adalet, etkin denetim ve etkin yönetimin sağlanabilmesi için yapılması düşünülen değişikliklerin tartışıldığı bu günlerde AK parti ve MHP dışındaki partilerin neredeyse tamamının gündeminde seçim barajı konusu da var.

Özellikle de yüzde 10 barajının altında kalan iradenin tek isteği baraj öncesi döneme geri dönülerek temsil hakkına kavuşmak.

Bu kuşkusuz olasıdır…

Seçim sisteminin değiştirilerek nispi temsil sisteminden daraltışmış bölge sistemine geçilmesiyle baraj sıfırlanabilir yahut daha makul bir rakama indirilebilir.

Aslında sorunların temeli barajsız seçim sitemi değildir.

Zaten partiler artık birbirleriyle işbirliği yaparak barajı aşabilmekteler.

Ama yine de barajın düşürülmesi yahut sıfırlanması artık düşünülebilir.

* * *

Tüm Akademik Odaları da kapsayacak yeni bir düzenlemede Baroların organları, genel kurul, baro meclisi, yönetim kurulu, baro başkanlığı, baro başkanlık divanı, disiplin ve denetleme kurulları şeklinde yeniden yapılanmalıdır.

Baroların yapısını daha demokratik hale getirmek, temsilde adaleti sağlamak, çoğulcu bir yapı oluşturmak için yasadaki organların yanı sıra baro meclisi kurulması düşünülebilir.

Bu yazı toplam 171 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT