1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi!..”
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

“Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi!..”

A+A-

Cumhuriyet’imizin 96. yıldönümü kutlamalarında Türkiye’de değişik görüntüler sergilendi, değişik tanımlamalar yapıldı, yer yer.

İstanbul caddelerinde, meydanlarında Büyükşehir Belediyesi’nin dev afişleri vardı.
‘Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Demokrasi’ diye.
İlk kez Cumhuriyet ile demokrasi yan yana seslendiriliyordu meydanlarda.
AK Parti’nin sıkça vurguladığı ‘Milli İrade’ vurgusunu ‘demokrasi’ olarak anlatmak istediğini biliyoruz.
Başkan İmamoğlu’nun ‘Demokrasi’yi ‘Cumhuriyet’ ile yan yana getirmesi önemli bir gelişmeydi.
Gerçi burada da ‘Cumhuriyet’ kavramı yine öne çıkartılmıştı demokrasi yanında ama bu bile Başkan İmamoğlu’nun geleneksel CHP zihniyetinden farklılığını ortaya koyuyordu demokrasiye de vurgu yapması açısından.
En azından salt ‘laik Cumhuriyet’ yaklaşımında değildi…

* * *

Kimileri salt ‘Cumhuriyet’i, kimileri de ‘Laik Cumhuriyet’i öne çıkarırken, önemli bir şeyi ıskaladıklarının farkında değillerdi oysa.
Salt Cumhuriyetin ve hatta laiklik ile birlikte Cumhuriyetin fazla bir anlam taşımayacağı, taşımadığı hem bu ülkede ve hem de dünyanın pek çok yerindeki uygulamalarla anlaşılmıştı.
Demokrasisi olmayan pek çok Cumhuriyet var bu gün hala yeryüzünde.
Ve hatta ‘Laik Cumhuriyet’ olup demokratik olmayan yönetimler…
Çin, Rusya, Suriye ‘Laik Cumhuriyetler’ bu gün?
Buralarda hangi ilerlemelerden, hangi devrimlerden söz edilebilir?
İsveç’te din ve vicdan özgürlüğünü 1869’larda tanıdı ama bugün bile devlet kilisesine din adamlarını hükümet atıyor.
Eski Cezayir’de de Kemalist tek parti rejiminin laiklik anlayışı neredeyse tıpatıp aynıydı.
Osmanlı’da da çok partili 1908-1913 demokrasisini görmek gerekir.

* * *
Anayasamızın 2. Maddesi: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” der.
Hangi çağdaş demokratik bir Anayasada kişi ideolojisine vurgu vardır, sorusu bir yana, bu maddede Cumhuriyetin niteliklerinin demokrasi ve hukuk devleti kavramlarıyla birlikte anılmış olmasını göremeyenlerin, Cumhuriyeti salt ‘Laiklik’ ile yeterli olacağını sanmalarını nasıl değerlendirmek gerekir?
Gelinen noktada artık Cumhuriyet demokrasi ile bir anlam taşıyor…
Nasıl ki İsveç’te krallığın olması demokrasinin olmadığı anlamına gelmiyorsa da... Bazı papazların hükümetçe atanması da laikliğin olmadığı anlamına gelmez.
Asıl önemli olan yasalar değil yaşananlardır.
O nedenle salt Laikliği savunmak demokrasiyi savunmak anlamına gelmez.
Çünkü laiklik de, Cumhuriyet de demokrasi değildir.
Laiklik, demokrasinin ön koşuludur, tek başına çok bir anlam ifade etmez.
Anayasamızda da ifade bulan, Laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti’ şekliyle ele alınması gerekir.

* * *
 
Demokrasi temel hak ve özgürlüklerin korunmasıdır.
Evet, Cumhuriyetlerde de anayasalar vardır.
Evet, orada da bireylerin temel hak ve özgürlükleri belirlenmiştir.
Yönetenler bu anayasaya uymak zorundadır.
Evet, Cumhuriyet’te de hukuku halk üretir demokrasilerde olduğu gibi.
Ama Cumhuriyetin demokrasilerden farkı devleti seçkinlerin ve memurların yönetmesidir.
Türlü vesayet odaklarıyla…
Demokrasi o nedenle önemlidir.
Milli irade denen şey de onu ifade eder.
Toplumları açık, şeffaf ve hukuk devleti ortamında ikna edeceksin yahut ikna olacaksın.
Bunun başka yolu yok.
Devrimlerden, bilimden söz edip, yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanına ‘Diktatör’ der ve denmesine göz yumarsan inandırıcı olamazsın!
CHP sözcülerinin ve yandaşlarının çoğunun durumu bu değil mi?

Bu yazı toplam 56 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.