1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Yaratılanı severiz yaratandan ötürü
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Yaratılanı severiz yaratandan ötürü

A+A-

Ülkemizde şiddet, özellikle kadına yönelik şiddete son aylarda sıkça rastlar olduk.

Masumlara, özellikle de kadın ve çocuklara yönelik şiddetin her türlüsünün uygulandığı cahiliye dönemi gibi sanki!..
Gönüllere manevî bir yasaklayıcı yerleştirmeden yapılmaya çalışılan yasal düzenlemelerle bu vahşetin önünün alınması olası mı, diye düşünmek gerekiyor.

Üniversite mezunu zalimleri görünce “oğlum paşa olmuşsun, adam olamamışsın” örneği eğitimin tek başına yeterli olmadığı anlaşılıyor.

Bu, salt Türkiye’de değil kuşkusuz, uygar bilinen dünyanın pek çok yerinde bizdeki kadar olmasa da benzer örneklerine rastlanan bir durum.

Batıda bunun önlenmesine yönelik katı yasal önlemler olduğunu biliyoruz ancak sağlam bir toplumsal duyarlılık geliştirildiği de ortada.

* * *
Manevi bir yaklaşımı öne alıp, bunu beyinlerden önce gönüllere yerleştirmeden değil inançsız insanları, birçok Müslüman’ı da  önüne katıp savuran bu dehşetten sakınmamız zor görünüyor.
Böyle bir ortamda hayvanî duyguları terbiye etmek, manevi duyguları geliştirmek emek istiyor hiç kuşkusuz.
Bu duyguları kontrol edip  eğitebilmek insanı hayvanlardan ayıran en temel özellik olduğunu bilmek önemli kuşkusuz…
Bugünkü uygarlık da, öfkeli insanları tedavi edilmeleri gereken fertler olarak görüyor zaten çoğu kez.
Çünkü aile içi şiddet olaylarında ya da kişiler arası öfkeye yenilgi durumlarında ortaya çıkan hukukî davalar  mahkemeye yansıdığında Yargıçlar tarafından verilen bir ceza genellikle ‘Öfke kontrolü eğitimi almak’ oluyor.
Öfke kontrol eğitimi almak…
Yani duyguları kontrol edebilmek, yerinde ve dozunda kullanabilmek noktasında bir eğitim cezası veriyorlar.

* * *
Sorunun çözümü, minimuma indirilmesinin yolu anası, babası huzur evindeyken evde kedi-köpek besleyerek bu kırılmadan uzaklaşacaklarını ve huzur bulacaklarını sananların yapay ve göstermelik tepkilerinden çıkmayacağı açık…
‘Biz yaratılanı severiz yaratandan ötürü’, diyebilmek ama bunu içselleştirerek bütün benliğimizle söylemek işin başı değilse nedir?

İnsanda sevgi, kendini ve kendine ait olanları sevmekle başlar, kendisinin dışındakileri, doğadaki güzellikleri ve nihayet bütün bu güzelliklerin yaratıcısı olan Allah’ı sevmekle kemale ulaşmaz mı?
İslam düşüncesinde gerçek sevgi Allah sevgisidir…
Çünkü bütün iyilikler ve güzellikler O’ndan gelir.
“Yaratılanı yaratandan ötürü sevme” düşüncesine yükselebilen ve sevgiyi bu şekilde kavrayan insan, herkesi ve her şeyi sever:
İyileri olduğu gibi, kötüleri de kötülükten kurtulmalarını isteyerek sever…

* * *
Bugün kentlerde insan, hırsla ve azimle tüm yaşam alanlarını talan ediyor; doğa hakla¬rını, hayvan haklarını ihlal ediyor ve her bir ihlalinin üzerinden kendi iktidarını kuruyor gibi olsa da, hayvana karış tutum ve davranışlarda belli bir bakış açısı değişimini de yer-yer ve hatta sıkça da görmüyor değiliz.
Nur içinde yatsın, Üniversite de Hocam, sonrasında da siyasette başarılı çalışmalarını izlediğimiz rahmetli Prof. Dr. Aydın Güven Gürkan, zamanındaki terör ve şiddet olaylarının nasıl ve ne zaman sonlanabileceği öngörüsü sorulduğunda; “mahallenin sokağında bir güvercin bir tele dolanmış can çekişirken yahut bir kedinin, köpeğin sıkıştığı bir delikten onları kurtarmak için top yekûn, belediye olanaklarını seferber edebildiğimiz zaman belli bir noktaya gelmiş olacağız” derdi.
Böyle örnekleri de son yıllarda görmüyor değiliz.
Bu, ‘yaratılanı severiz yaratandan ötürü’ demenin açılımı değil midir?

Bu yazı toplam 91 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.