1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Verimliliğe açılan yol: Arazi toplulaştırması
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Verimliliğe açılan yol: Arazi toplulaştırması

A+A-

Yakın Cumhuriyet Tarihinin üzerinde en çok tartışılan konu başlıklarından birisi de, Toprak Reformu ismiyle bilinen, Çiftçiyi Topraklandırma Yasası oldu.

Bu yasanın ve uygulama denemesinin amacı, belli zümre ve kişilerin tekelinde toplanmış bulunan tarım arazilerinin, devlet ve yasa üstünlüğü ile kamulaştırılarak topraksız köylülere dağıtılmasını öngören Toprak Reformu, 1920’li yıllardan 1970’li yıllara değin Türk
tarım politikasında ana madde olarak görüldü ve tüm tarım politikasının temelini teşkil etti.

Ne ki, dünyada tarımsal üretimde artanrekabet ve kırsal kesim nüfusunun hızla sanayiye kaymasıyla bu reform kâğıt üzerinde kaldı ve kalması da doğaldı.

* * *

Dünyada çokça örneğini gördüğümüz, gerek sermaye birikimi, gerek şirketleşme ve kooperatifçilik kanalıyla büyük tarım arazilerinde yapılan tarım uygulamalarında maliyetler azaldığı için tercih edildi, karlılık arttı ve rekabet şansı da arttı.

Küçük parçalı arazilerde yapılan tarım ile hem teknolojiyi uygulamak zordu ve hem de maliyetler yükseliyordu ve verimsiz bir yapı ortaya çıkıyordu.

Arazi toplulaştırmasını, “Çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyetleri yapmaya olanak vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerin modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin geliştirilmesi için en uygun biçimde birleştirilmesi, şekillendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi” olarak tanımlayabiliriz.

Çok parçalı ve dağınık araziler, modern tekniklerin kullanılmasını ve ulaşım ağının inşasını zorlaştırmakta, çiftçinin kazancını düşürmekte, tarımsal rekabet ile tüketici fiyatlarını olumsuz etkilemektedir.

Bu nedenlerden dolayı ivedi olarak 15 milyon hektar alanın arazi toplulaştırılmasının yapılması gerekiyordu. 

Son yıllarda Türkiye ekonomisinde tarım kesiminin önemi göreli olarak azalmış  görülse de, temel gereksinim maddelerini üretme ve istihdam olanakları nedeniyle halen göz ardı edilemeyecek boyuttadır.

Kırsalda çalışan sayısının azalmasına karşın birim başı verim artmaktadır.

* * *

Özellikle son dönemde somut sonuçlarını gördüğümüz küresel ısınma,iklim değişimitarımsal üretimin önemini daha da artırmaktadır.

Giderek doğal kaynaklar kirlenmekte ve kullanılabilme olanakları azalmakta, tarım alanları çölleşmekte, küresel deniz seviyesi yükselmesi nedeniyle çoğu ülke ya da bölge su altında kalma riskini taşımaktadır.

Tüm bu gelişmeler gıda üretimini doğrudan etkileyen kırsal kalkınma politikalarının önemini daha da artırmış görünmektedir.  

Bu bağlamda kırsal kalkınma ve arazi toplulaştırmasının tarımsal üretimi artırmak, su kaynaklarının kullanımını planlamak, kırsal yaşam kalitesini yükseltmek için önemli araçlar olduğu artık herkesçe kabul edilmektedir. 

* * *

Arazi toplulaştırması ülkemizde her ne kadar 1960’lardan beri uygulansa da, özellikle Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına  İlişkin Tüzük ’ün kabulünden sonra giderek yaygınlaşmış bulunmaktadır.

Bilindiği gibi, son yasal düzenlemeler ile birçok kamu kurum ve kuruluşu ile il özel idarelerine, belediyelere ve kooperatiflere toplulaştırma yetkisi verilmiştir.  

Anadolu köylüsünün temel problemi bu gün parçalanmış toprakları daha da parçalamak değil, bütünleştirmektir.

Ve bunun hızla yaygınlaştırılmasıdır.

Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT