1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Türkiye’de kırsal kooperatifçilik neden gelişmiyor?
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Türkiye’de kırsal kooperatifçilik neden gelişmiyor?

A+A-

Türkiye’de 70’li yıllarda epey revaçta olan ama 80 askeri müdahalesinin ardından giderek zayıflayan ve bu gün birkaç örnek dışında fazla bir varlık gösteremeyen kırsal kooperatifçiliğin geleceği nedir?
Hemen her platformda çiftçinin örgütsüzlüğünden söz edildiğini ve Avrupa ülkelerinin örnek verildiğini biliriz.
Son dönemde artan gıda fiyatları nedenleriyle Türkiye tarımının sorunları ve çözümü için kooperatifçiliğin gerekliliği üzerinde durulur.  
Konunun uzmanları, çözüm önerisi olarak üreticilerin kooperatifleşmeleri gerekliliğini vurgularlar.
Durum Avrupa’da bu gün nedir, bizde nedir ve ileriye yönelik nelerin yapılması gerekir?
Türkiye’deki eksiklik nedir?
Gelecekte çiftçinin sorunlarının çözümü için köy kalkınma kooperatifçiliği bir model olabilir mi?
Yoksa küreselleşen ve artık bir köy haline gelen dünyada buna gereksinim yok mudur?
Bütün bu sorulara yanıt bulabilmek için önce kırsal kalkınma kooperatifçiliğinin açık bir tanımını yapmamız ve geçmiş uygulamalardaki yanlışları, eksiklikleri bilmemiz gerekmektedir.

* * *
Kooperatif, insan gereksinimlerinin karşılıklı yardımlaşma yoluyla giderilmesini sağlamak ve ortakların çıkarlarını korumak amacıyla oluşturulan ekonomik kuruluştur.
Kooperatifler, insanların gereksinimlerini karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle ve en az maliyetle karşılamak amacıyla kurulan tüzel kişiliklerdir.
Kooperatifler, kişilerin tek başlarına yapmaya güçlerinin yetmediği işleri bir araya gelerek yapmalarını sağlar hem de toplumun kalkınmasına katkıda bulunur.
Kooperatiflerin ülke ekonomisi ve sosyal yaşamına etkileri de önemli ve değerlidir.
Ancak geçmiş dönemlerde gerek askeri darbeler, gerek hükümet müdahaleleri, gerekse kooperatiflerin yönetim süreçlerinden kaynaklanan nedenlerden ötürü başarısız uygulamalarla karşılaşılmıştır.
Ayrıca kooperatif ve komünizm sorunsalı da İşçi, çiftçi örgütlenmelerini eski bir düşünsel alışkanlıkla komünist düzenin parçası olarak görülme algısını da görmek gerekir.
Yani bütün bunlar kooperatifçiliğe karşı toplumda olumsuz bir bakış gelişmesine yol açmıştır.
Nedenleri ne olursa olsun başarısız uygulamalar ülkemizde kooperatifçilik imajını olumsuz etkilemiştir her şeyden önce.

* * *
İlk kooperatif hareketleri, çoğunlukla Avrupa ülkelerinde başlamış ve 1920’lerden sonra tüm dünyada hızlı bir gelişme göstermiştir.
Bu çerçevede İsveç, Danimarka, ABD, İsviçre ve Japonya gibi ülkelere yayılan kooperatifçilik hareketi, uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerde kooperatifçilik hareketi 20. yüzyıl ve öncesinde ortaya çıkarken, sonrasında az gelişmiş ülkelerde de giderek artmıştır.
Bizde de gerek tüketim ve gerekse köy kalkınma ve üretim kooperatifçiliği özellikle 70’li yıllarda büyük bir hareketlilik göstermiştir.
Kooperatifçilik hareketi dünyanın en yaygın örgütlenme biçimi ve 175 yıllık bir geçmişe sahiptir
Birçok farklı ülkede toplam bir milyardan fazla insanın ortağı olduğu, 750 binden fazla kooperatif bulunuyor.
Cumhuriyet öncesinde ülkemizde kooperatifler 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde de görülmektedir.
Aslında Ahi teşkilatının da felsefesinde birlik ve dayanışma olduğu için onu da bu kapsamda sayabiliriz.
Bu nedenle kooperatifçiliğin Türk toplumuna yabancı olmadığını söylemek doğru olacaktır.
1163 sayılı yasada bu güne kadar çeşitli değişiklikler yapılmıştır.
Toplumdaki dayanışma ruhu ve birlikte hareket etme gereksinimi, Tarımsal amaçlı kalkınma kooperatiflerine yeniden eğilme gereğini bu gün dünden daha çok dayatmaktadır.
Not: Yarın tarımsal amaçlı kooperatiflerin geleceği üzerinde durmak dileği ile…

 

Bu yazı toplam 34 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.