1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Türkiye-AB serüveni ve Tarımsal Kalkınmayı Destekleme (2)
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Türkiye-AB serüveni ve Tarımsal Kalkınmayı Destekleme (2)

A+A-

Dün Türkiye-AB sürecinde Gümrük Birliği anlaşmasına kadar geçen süreci değerlendirmiş ve 1996 imzalanan bu anlaşmada Türk tarımının kapsam dışı kaldığının altını çizmiştik.

28 üyeli Avrupa Birliği (AB), insan hakları ve pazar ekonomisi konusunda ortak değerleri paylaşan ülkelerden oluşmaktadır.

Gerek bu ülkelerin iç ekonomik ve sosyal gelişmelerine destek olmak gerekse ülkelerarası gelişmişlik düzeyini dengelemek amacıyla hibe ya da kredi şeklindeki çeşitli mali araçlar halinde önemli miktarlarda kaynak harcamaktadır.

AB, aynı zaman gerekli gördüğü hallerde üçüncü ülkelere de mali yardımlarda bulunmaktadır.

Bunların yanı sıra, AB’ye üye olmak için başvuran ve resmi olarak adaylığı tanınmış ülkelere de özel mali destekler verilmektedir.

1999 yılı Helsinki Zirvesinde adaylık statüsü kazanan Türkiye ile birlikte mevcut adaylar katılım öncesi yardım adı verilen artırılmış bir mali yardımdan faydalanmaktadır.

Ayrıca henüz adaylık statüsü kazanmamış olup Avrupa’da yer alan ve adaylığı çok kısa vadede muhtemel görülen potansiyel aday ülkeler de aynı mali yardım kapsamına girmektedir.

Söz konusu yardımlar, ülkelere AB üyeliği sürecinde AB müktesebatına uyum ve uygulama yönünde ülke tarafından alınması gereken siyasi, ekonomik, yasal ve idari tedbirler için mali kaynak sunmaktadır.

* * *

Türkiye-AB arasındaki mali işbirliği ilişkisi adaylık öncesi ve sonrası olmak üzere iki ayrı süreçte değerlendirilebilir.

Türkiye ile AT arasında bir Gümrük Birliği tesis edilmesinden adaylık statüsü kazandığımız 1999 yılına kadar olan dönemde Gümrük

Birliği’ne bağlı yeni gereksinimlerin karşılanmasına yönelik yardımları içermektedir.  

Bilindiği gibi bu süreçte Türkiye reform sürecinin yarattığı ivmeyle, Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerine başlamıştı.

Üyeliğe uzanan yolda atılan bu adım gerek reformların gerekse bu reformları desteklemek üzere sağlanan mali yardımların nitelik ve niceliğini değiştirmiştir.

Enerjiden ulaşıma, halk sağlığından tarıma kadar çok farklı ve kapsamlı alanlarda AB’ye uyumu amaçlayan müzakere süreciyle birlikte, toplumun pek çok kesimini etkileyen yasal ve idari değişiklikler artarak sürmüştü.

Bu nedenle toplumu söz konusu değişikliklere hazırlamak üzere sağlanan mali yardım miktarında da geçmiş döneme kıyasla ciddi bir artış olmuştu.

Ve yaşanan gelişmelere koşut, Avrupa Birliği 2007 – 2013 yıllarına ait bütçe dönemiyle birlikte aday ülkelere sağladığı mali yardım mekanizmasında değişikliğe gitti.

Buna göre aday ve potansiyel aday ülkelere yapılan mali yardımlar Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) adı altında birleştirildi.

* * *

IPARD olarak da bilinen IPA’nın temel amacı aday ülkenin AB’ye üye olma yolundaki gereksinim ve önceliklerine hizmet eden projelerin desteklenmesidir.

Türkiye’de özel bir yasayla oluşturulan ve Tarım Bakanlığı’na bağlı çalışan Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Bursa İl Koordinatörü Ömer Berksun geçtiğimiz Cuma akşamı program ortağım Mehmet Çetinkaya ile birlikte sunduğumuz ON TV canlı yayınında program konuğumuzdu.

Berksun, projeler aracılığıyla kullandırılan fonların, AB müktesebatına uyumunu ve bu uyum için gerekli idari kapasite oluşturulmasını hedeflediğini belirtti.

Desteklemelerin projelerin onaylanmasından sonra kullandırıldığını ve karşılıksız olduğunun altını çizen Berksun, tarımsal amaçlı girişimcilerin yapmak istedikleriyle ilgili mutlaka kuruma başvurmalarını ve kendilerine danışmalarını vurguladı.

Tarımsal üretim, hayvancılık, balıkçılık, el sanatları ve kırsal turizm alanlarında girişimde bulunacaklara kurumun önemli destek verdiğini belirten TKDK Bursa İl Koordinatörü Ömer Berksun, 100 milyon Euro ‘lük destekleme fonundan yararlanmalarını beklediklerini söyledi.

Bu yazı toplam 214 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT