1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Şu, ‘saman satın alıyoruz’ zırvası sıkmaya başladı!
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Şu, ‘saman satın alıyoruz’ zırvası sıkmaya başladı!

A+A-

Türkiye, iklim, toprak, insan gücü, mekanizasyon ve bilimsel birikim açısından tarım için elverişli bir coğrafya.

Son yıllarda ekilebilir alanların bir miktar azalmasına karşın birim başı verim artmakta…

Bu, sayılarla ortada…

Nüfusun (Doğum, turizm gibi) artmasına karşın stratejik bir ürün olan buğday üretimi hala tüketimi karşılamakta…

21 milyon ton buğday üretimine karşın 19-20 milyon ton tüketim var…

Ancak Türkiye dışarıdan buğday almaktadır.

Çünkü alınan buğday un, makarna, bisküvi, irmik, bulgur ve diğer unlu mamuller gibi işlenmiş olarak dışarı satılıyor.

Ülkemiz dünya un satımında dünya birincisidir.

Makarna satımında da 2. sıradadır…

2002'den bugüne kadar 15 milyar dolarlık 54 milyon ton buğday dış alımına karşılık, buğday karşılığı olarak 27 milyar dolar tutarında 68 milyon ton ihracat gerçekleştiril.

Görüleceği gibi bu süreç zarfında ülke ekonomisine 12 milyar dolar katma değer sağlandı.

Türkiye'ninsaman üretimi 25 milyon tondur…

15 milyon tonu hayvancılıkta kullanılmakta.

Kalanı da hayvan altlığı ve diğer alanlarda kullanılıyor.

Hal böyleyken siyasi getiri uğruna kimileri temcit pilavı gibi ‘Türkiye saman ithal ediyor’ demektedir.

 

* * *

Evet, bu ülkede dışarıdan saman da alınıyor kimi yıllar…

Yağışların az olduğu, kuraklık yıllarında buğday sap kısımlarının kısa kaldığı zamanlarda toplam üretiminin yüzde 1’ri oranında samanın dışarıdan alındığı doğru.

Bu kimi zaman gereksinimden, kimi zaman da serbest piyasa mantığı ile kar amacıyla yapılmakta.

Trakya’daki bir üretici için tüccarın doğu Anadolu’dan mı, dibindeki Bulgaristan’dan mı samanı temin etmesi akılcılıktır?

Yahut da doğu Anadolu için Trakya yerine samanın Gürcistan’dan alınması mantıklı değil midir?

Sonuçta bu hesap işidir, taşıma maliyeti önemlidir samanda.

Saman dış alımının nedeni tamamen lojistik sebeplerden kaynaklanıyor.

Öte yandan adam ucuz buluyor alıyor, yasaklanmalı mı yani?

Türkiye, kuraklık yılı olan 2017 yılında tüketilen samanın binde birinden daha az bir kısmını dışarıdan alınmıştır.

Bu binde birlik rakamı dillere dolamak kime ne getirir?

Türkiye’nin vardığı bu noktada ‘Saman’ gibi bir konuyu ‘saman alevi’ gibi yanıp bitecek siyasi getiriler için kullanmak boş iş değil midir?

 

* * *

 

Tarım ve Orman Bakanlığından, ülkeki buğday üretiminin gereksinimi karşılamaya yettiğini, dışarıdan alınan buğdayın ise dışarıya satılan ürünlerin ham maddesi olarak kullanıldığı belirtiyor.

Ama ısrarla da Türkiye’nin dışarıdan buğday ve saman satın aldığı inatla vurgulanıyor kimilerince.

Bu, eğer bilgisizlikten kaynaklanmıyorsa kötü niyetle açıklanabilir hiç kuşkusuz.

Savunma sanayiindeki gelişmeleri, keşfedilen doğalgazı bile hazmedemeyen münafıkların bu yaklaşımları artık kına getirdi.

Birilerinin diline doladığı gibi her yıl saman dış alımı falan söz konusu değil.

Tohumda dünyayı kendine bağımlı hale getiren İsrail’e bile meyve fidanı satabilen Türkiye, muhalefetin savladığı gibi samanda da dışa bağımlı bir ülke değildir.

Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT