1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları değişmeli ama nasıl?
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları değişmeli ama nasıl?

A+A-

Aslında her kesin, her siyasinin dilinden düşmeyen kavram ve tümcelerden bir ikisinin şu olduğu konusunu biliriz; Parti içi demokrasi ve temsilde adalet

Hiç kuşkusuz iktidarlar temsilde adalet kadar yönetimde istikrar unsurunu da önemser ve ona yönelik bir sistemde ısrar ederler.

2010 yılındaki referandum ile getirilen yeni yönetim sisteminden sonra birçok uyum yasasının çıkarılması gerektiği söyleniyordu ve bunların bir kısmı da çıkartıldı.

Ancak asıl değiştirilmesi gereken seçim yasası ve siyasi partiler yasasında beklenen değişiklik şu ana kadar gerçekleşmedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Seçim ve Siyasi Partiler Yasası gibi önemli yasalarda değişiklik yapma çağrısı ise bu konudaki tartışmaları arttırdı.

* * *

Mevcut seçim ve siyasi partileryasası 1980 darbesinin ürünü ama bu güne dek birçok kez değişiklik yapıldı.

Buna karşın, yasanın sorunlu yönleri hala çok fazla.

Geçmişte yapılan tartışmalar, ‘siyasi partilerin kapatılması’, ‘parti içi demokrasi’, ‘temsilde adalet’ ve ‘partilerin finansmanı sorunu’ gibi konulara odaklanmaktaydı.

Şimdi ise daha çok, ‘milletvekili transferinin yasaklanması’, ‘seçim barajının düşürülmesi’ve ‘parti içi disiplin’gibi temalar öne çıkıyor.

Bunu belirleyenin her zaman konjonktür ve dönemin siyasi gerçekliğiolduğunu bilmemiz gerekiyor.

Türkiye’nin siyasi yaşamına bakıldığında, siyasi alanın parçalı yapısı ve dolayısıyla partilerin parçalanmışlığı temel sorunlardan biri…

1946 sonrasında çok partili yaşama yeniden geçilmesinden bu yana 270’in üzerinde siyasi parti kurulmuş.

Bunlardan 88’i hâlâ aktif durumda...

Siyasi alanın parçalanmasında öne çıkan en önemli dinamiğin dışarıdan yapılan müdahaleler,siyaset mühendislikleri ve siyasi parti kültürünün  kurumsallaşamaması olduğu da, bu parçalanmış yapının siyasi istikrarsızlık getirdiği de açık.

* * *

Denebilir ki, bu parçalanmışlığın ne zararı olabilir, her fikrin savunulmasından, örgütlenme özgürlüğünden neden korkulur?

Bir sistemde onlarca partinin etkin olması o sistemin daha demokratik olduğu anlamına gelmez.

Tersine Türkiye gibi siyasi kültüre sahip ülkelerde; siyasetin aşırı parçalanmışlığındangeniş toplum kesimleri değil, örgütlü çıkar ve vesayet grupları yararlanır.

Dolayısıyla, siyasi partiler yasasının değiştirilmesi ile ilgili yapılacak tartışmalarda, siyasi alanındaistikrarının hâlâ önemli bir unsur olduğu unutulmayacaktır.

* * *

Siyasi partilerin toplumla bütünleşme ve iktidara gelme sorunu liderinin ve yöneticilerin düşünce yapısı ve uygulamalarıyla yakından ilgilidir özellikle bizim gibi ülkelerde.

Bu, parti disiplini kavramını gündeme getirir…

Parti içi demokrasikonusu ise karmaşık bir kavramdır.

Parti içi demokrasi partide demokratik bir yönetimin kurulmasına ve karar sürecinde katılımın artmasına katkı sağlar.

Parti disiplini ile parti içi demokrasiyi dengeleyebilmektir asıl hüner.

Bunun da yolu dar bölge, daraltılmış bölge metotlarına geçilmesi, barajın düşürülmesi, kaldırılmasından geçer.

Bu sisteme geçildiğinde zaten siyasetçi halk ile daha yakın ve içten temas halinde doğal olarak olacaktır.

Aday belirleme yönteminin yasa zoruyla ön seçime indirgenmesi her zaman demokratik sonuç yaratmayabilir.

Bu yazı toplam 118 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT