1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Salgın tarımın önemini gösterdi…
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Salgın tarımın önemini gösterdi…

A+A-

Koronavirüs salgını ‘ekonomi mi, sağlık mı?’ şeklinde gündemin en can alıcı sorusunu kafaları kazırken, gıdanın dolayısıyla tarımın önemini de apaçık ortaya koydu.

Salt bizde değil, diğer ülkeler de bunu anlamış durumda.

Salgın sonrası hükümetlerin artık tüm politikalarını yeniden gözden geçireceği açık…

Salgında şunu açıkça gösterdi ki, Türkiye gıda konusunda diğer ülkelere göre çok daha iyi bir konumda.

Şimdiye kadar ekilip-biçilmeyen boş hazine arazilerinin kullanıma açılmasına sağlanan kolaylıklar da buna eklenince daha iyi olacağı görülüyor.

* * *

Dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde, beslenmenin önemi de hızla artmaktaydı zaten.

Salgın bunun önemini daha açık olarak ortaya serdi…

Paranın, onca nükleer silahların, ekonomik gücün sınırlar kapandığında pek fazla bir anlamının kalmadığını ortaya çıktı.

İnsanlar önce beslenmek zorunda…

Gıdanın sosyal ve ekonomik açıdan önemi önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelecek artık.

2050 yılında, dünya nüfusunun 12 milyara yükseleceği öngörülüyor.

Daha 1970’lerde dünya nüfusu 3,5 milyar iken, bugün iki katına çıkmış olması bu öngörüyü doğruluyor.

Dünya nüfusunun arttığı, tarımsal üretim ve gıda sunumunun azaldığı, küresel gıda krizinin yaşanabileceği endişesinin olduğu bir ortamda, 

Korona salgını gösterdi ki, her ülke kendi iç tüketimini karşılayacak ve üretimi kalıcı bir şekilde arttıracak önlemleri alacak.

Dünyada bir gıda krizi yaşandığında, gıda gereksiniminin nereden ve nasıl karşılanacağı konusu her ülke için çok ciddi bir problem artık.

Bu nedenle her ülke kendi vatandaşının yiyecek gereksinimini karşılamak ve halkının gıda güvencesini sağlamak için dış satımı da yasaklıyor ve ürün satışına izin vermiyor çünkü.

İklim değişikliği, nüfus artışı, tüketimin artması, doğal alanların hızla yok edilmesi, bitki ve hayvan sağlığındaki olumsuzluklar geleceğe yönelik en büyük riskler olarak zaten ortadayken, Korona salgınıyla bu daha da bir önem kazandı.

* * *

Dünyada ucuz dış satım dönemi sona erdiğini söylemek hiç de yanlış olmaz artık.

Dünyanın en büyük endişe kaynaklarından biri haline gelen üretim eksikliği ve gıda fiyatlarında artış da ancak üretimi arttırarak olası…

Her ülke özellikle stratejik ürünlerde öngörülü davranarak yaşanacak mücbir sebepleri de göz önüne alarak önce halkının gıda güvencesini sağlayabilmek için kendi kendine yeterli üretimi yapmaya çalışacaktır.

Türkiye bu alanda şanslı ülkelerden biri…

Salgının ne zaman sona ereceği, yeni bir dalganın gelip-gelmeyeceği bilinmezken,  hiçbir ülke beslenmek gibi yaşamsal bir konuyu ‘nasıl olsa dışarıdan alırım’ diyecek durumda değil.

Her ülke kendi topraklarında iç tüketimini karşılayacak kadar üretim yapmayı önceleyecek çünkü.

Tüm dünyayı etkileyen salgın nedeniyle Türkiye gıda dış satımını Mart ayında yüzde 17'lik düşüşle 13 milyar 426 milyon dolara çekmiş durumda.

Kendi gereksiniminin fazlasını bundan böyle hiç kuşku yok ki dışarı satabilir.

Ekilemeyen hazine arazilerinin ekim-dikime açılmasıyla ve biraz daha çabayla Türkiye’nin tarımda biraz daha şansının artacağı bir süreci yaşayacağımız açık önümüzdeki süreçte.

Bu yazı toplam 239 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT