1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Özgürlük ve güvenlik ilişkisi
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Özgürlük ve güvenlik ilişkisi

A+A-

İçişleri Bakanlığı’nın terörle ilintisi nedeniyle görevden alınan Mardin, Van ve Diyarbakır Belediye Başkanlarının yerine kayyum atanmasını Ana Muhalefet Lideri Kılıçdaroğlu ve kimi kesimler yanlış bulduklarını açıkladılar.
Demokrasi, özgürlükler ve güvenlik öteden beri üzerinde konuşulan önemli kavaramlar.
Hangisi daha önemli, demokrasi mi, güvenlik mi diye anlamsız, saçma bir soru soracak yahut buna bir yanıt arayacak değiliz.

Daha demokratik bir ortamda güvensiz yaşamak mı daha iyi, güvenlik içinde biraz baskıya boyun eğmek mi, diye de soracak değiliz!

Demokrasi ve güvenlik kavramlarının at başı, birlikte, yan yana ele alınarak uygulanabilir bir süreci tercih etmemiz gerektiğinin kuşkusuz farkındayız.

Ne ki, salt güvenlik önlemleriyle bir düzenin sağlanamayacağını bilsek de, bu ülkede güvenlik dışında ortaya konan her hareketin terörü daha da azdırdığını geçen süreç bize göstermiş durumda.

* * *
Gündelik yaşamın ritmi değişti, hızlandı.
Daha karmaşık, daha hızlı bir gündelik yaşam var artık.
Üstelik yaşamın içinde hem aktörler çeşitlendi ve çoğaldı, hem karar odakları.
Hangi aktörün, hangi amaç ve dürtülerle aldığını bilmediğimiz kararlar gündelik yaşamımızı doğrudan etkiliyor.
Sokaktaki tüm binaların dış koruma kameralarından, yerel yahut ulusal yönetimlerin döşediği elektronik kontrol sistemlerine, haberleşme ya da bankacılık sistemlerinin güvenlik gereksinimlerinden kentlerin güvenlik gereksinimlerine kadar hemen her yeni uygulama ile tüm bir yaşam izlenmeye ve korunmaya çalışılıyor.
Bu noktada hiç kuşkusuz, güvenlik uygulamaları arttırılarak mı özgürlüklerimiz korunabilir?
Ya da özgürlüklerimiz genişletilerek mi güvenliğimiz sağlanabiliri ele alabiliriz.
Günümüz insanının önemli bir sorunu da bu noktada başlıyor çünkü…
Dengeyi nerede ve nasıl kuracağız?
Bu dengeyi hangi kurum ve kurallarla nasıl sürdürülebilir kılacağız?

* * *
Özgürlük ve güvenlik ilişkisi önemli, dedik.
Bu ilişkinin ele alınma tarzı, devlete bakış açımızı ve ondan beklentilerimizi belirleyen temel konulardan birisidir.
Ancak biz de ve diğer pek çok ülkede devlet pratiklerine bakıldığında özgürlük ile güvenlik arasında kurulmaya çalışılan terazide zaman içerisinde güvenlik tarafının ağır bastığını görmemiz hiç de zor değildir.
Evet, seçimle gelen seçimle gitmelidir ama işin içine terör ilintisi girince bu işin şekli değişiyor.
Demokrasinin temel hedefinin insanın yaşam hakkını savunmak olduğu unutulmamalıdır.
Dünyanın hiçbir ülkesinde teröre müsamaha gösterilmez.
Elbette ki, salt güvenlik odaklı bir yaklaşım ile konuya bakılmaması gerektiği açıktır.
Dikkat edilmesi gereken husus, insan haklarının belli koşullar altında sınırlamalara olanak vermesidir.
Bu esneklik devletlere hem özgürlüğü hem de güvenliği aynı anda sağlama olanağı sunabilmektedir.
Zaten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesinde, savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde belirtilen koşullara dikkat edilmesi kaydıyla taraf devletlerin sözleşmede öngörülen yükümlere aykırı önlemler alabileceği açıkça belirtilmiştir.

Bu yazı toplam 125 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.