1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Oda seçimlerinde yapılmak istenen, temsilde adaletin sağlanmasıdır…
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Oda seçimlerinde yapılmak istenen, temsilde adaletin sağlanmasıdır…

A+A-

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barolar ve Tabip Odaları’nın seçim usullerine ilişkin değişiklikler yapılacağının sinyalini vermesinin ve çalışmalara başlanmasının ardından tartışmalar alevlendi.

Aslında Sivil Toplum Örgütü kapsamına girip-girmediği tartışma konusu olan Baro, Tabipler Odası dâhil tüm Akademik Odalarında uygulamada olanseçim sistemlerindetemsil adalet sorunu yaşandığı açık.

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Ankara Barosu arasında son günlerde yaşanan tartışma ve söylemler Barolar dâhil tüm Akademik Odalarda uzun seredir gündemde olan temsilde adalet sorunu tartışmalarını tetikledi.

* * *

Sivil Toplum Örgütünden ziyade birer Meslek Örgütü olan, özel yasaları bulunan ve Anayasal Kuruluşlar olan Akademik Odaların seçim sistemlerinin temsilde adaleti sağlayacak daha demokratik bir yapıya kavuşturulması gereksinimi açık.

Bilindiği üzere Baro, Tabipler Odası ve diğer pek çok Akademik Odadaseçimler kendi yasalarına göre yapılıyor.

Mevcut uygulamada seçimlerdekişilerin değil gruplar yarıştığı herkesçe biliniyor.

Oy verme işleminde ise grupların adayları sanki bağımsız olarak seçime katılıyormuş gibi oy pusulasına yazılıyor. 

Bu sistemde oda seçimlerine katılan ve en fazla oyu alan grup yönetimin tamamını ele geçiriyor.

Sorun da burada başlıyor…

Bu sistemde oda yönetimlerinde muhalif görüşler temsil edilemiyor.   Oda yönetimini ele geçiren dar bir grup faaliyetlerini kendi siyasal çizgisi doğrultusunda gerçekleştiriyor.

Söz gelimi bir Oda seçimine 3-4 gurup giriyor.

En yüksek oyu alan bir gurup çoğu kez yüzde 27-32 oyla yönetimin tamamını ele geçiriyor.

Böylece büyük çoğunluk dışarıda kalıyor ve temsil edilemiyorlar.

Bu, seçim sisteminin yanlışlığından kaynaklanıyor…

Çoğulcu bir temsiliyet yok yani.

Şimdi değiştirilmek istenen durum bu…

* * *

Aynı durum Merkez Konseyleri için de geçerli.

Bu durumun artık sürdürülemez bir aşamaya geldiği açık.

Odaların çoğunda bir temsiliyet krizi olduğu kabak gibi ortada.

Bunun çözülmesi gerekiyor…

Hükümet bu sorunu uzun süredir çözme konusunda bir eğilim içindeyken son Diyanet İşleri-Ankara Barosu konusu ile Tabipler Birliğinin salgın olayında sürecin dışında kalması değişikliğin yapılma istencini tetiklemiş bulunuyor.

Mademki seçimler gruplarla yapılıyor, o halde yönetim organlarında da grupların temsilini sağlayacak adaletli bir seçim sistemi getirilmeli.

Barolar Birliği gibi bir Meslek Örgütündekatılımcı demokrasinin ilkelerinin geçerli olmasından daha doğal ne olabilir?

Tüm seçmenin az bir kısmının oyunu olarak yönetimin tamamına egemen olunmasına fırsat tanıyan çoğunluk sistemine son verilmelidir.

Bunun yerine, seçimlere katılan grupların güçleri oranında yönetim organlarında temsil edilerek görüşleriniodaların çalışmalarına yansıtabilmelerine olanak tanıyan “çağdaş” bir modele geçilmelidir.

Şimdi yapılacak bir yasa değişikliği ile bu uygulamaya son verilmesi amaçlanmaktadır.

Ve böylece meslek örgütlerinde her görüşün yönetimde gücü oranındakendini temsil olanağına kavuşması sağlanabilir.

Böyle bir değişikliğin demokratik devlet geleneğine de daha uygun olacağı da açıktır.

Meclis açıldığında gündem maddelerinin ilk sırasında meslek örgütlerinin seçimi ve faaliyetlerindeki değişim yer alacağı görünüyor.

Bu yazı toplam 99 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT