1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Ne vardır bu Esed’de, anlamadım gitti!..(2)
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Ne vardır bu Esed’de, anlamadım gitti!..(2)

A+A-

Beşşar Esed’in Temmuz 2000’de başlayan iktidarı ve özellikle 2002 yılında AK Parti’nin Türkiye’de işbaşına gelmesi ile birlikte karşılıklı üst düzey ziyaretler hız kazanmıştı.

Suriye, Türkiye ve İran, Nisan 2003’te üçlü bir anlaşma imzaladı.

İki ülke ilişkilerindeki olumlu gidişat, Esed’in 2004 yılında Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret ile en üst noktaya çıktı.

Bağımsız Suriye tarihinde ilk kezSuriye Devlet Başkanı Ankara’ya geliyordu.

Suriye ve Türkiye, bu dönemde siyasi ilişkilerin gelişmesine koşut olarak başta ticaret olmak üzere, kültür, turizm, güvenlik, gümrük, ulaştırma, tarım gibi birçok alanda ortak projeler yaşama geçirdi.

Bütün bu süreç içinde, Ankara, Şam rejimine ilki 2005 yılında olmak üzere sık sık 'reform' tavsiyesinde bulundu.

Esed bunu hep savsakladı…

2010 yılının sonlarında başlayan Arap isyanlarının Suriye’ye de ulaşmasıyla rejim karşıtlarının ayaklanması ve ordu birliklerinin sert müdahalesi ülkenin bilinmez bir sona doğru gittiğinin ilk işaretleri oldu.

Türkiye tarafından reform çağrıları daha da güçlendi…

Esed bu çağrılara hiçbir biçimde uymadı.

2011’de ülkedeki Esedşiddetinden kaçan Suriyeli ilk sığınmacılar Türkiye’ye ulaştı.

Suriye’de şiddet giderek tırmanıyor, insanlar bombalanıyor, öldürülüyordu.

11 Ağustos 2011’de Erdoğan şu açıklamayı yaptı:

"…Deniz tükenmektedir, bu yol çıkmaz sokaktır. Dökülen kan, halkınızla aranızdaki bağı kopartıyor. Her damla kan, uluslararası toplumu size karşı önlem almaya biraz daha yaklaştırıyor."

Suriye devlet bankaları ile ilişkilerin kesilmesi, ticari ve ekonomik ilişkilerin dondurulması ve Suriye ordusuna silah ve askeri malzeme tedarikinin durdurulmasını da kapsayan yaptırımlar uygulayacağı açıklandı.

2013 yılında Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınanların sayısı yarım milyonu aştı.

Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği 2012 Mart ayında kapatıldı.

* * *

22 Haziran 2012’de Suriye, Türkiye’nin bir savaş uçağını düşürdüğünü iddia etti, uçaktaki iki pilot şehit oldu.

Ve Türkiye, uçağının düşmesinden sonra angajman kurallarını değiştirerek, Suriye tarafından gelen her türlü mermi ve saldırı için anında yanıt vermeye başladı.

Türkiye’deki sığınmacı sayısı da hızla artmaya başladı ve bu gün 4 milyon dolayına ulaştı.

Başından beri Baas seviciliği yaparak Esed ile görüşülmesi gerektiğini söyleyenler, bu gün de Türkiye’nin en az zararla Suriye politikasından çıkmasının yolununEsad ile süratle iş birliği sağlamaktan geçtiğini savlıyorlar.

* * *

Türkiye bu gün güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek amacıyla bir önemli harekât başlatmış bulunmakta.

Kendi halkına ve ülkesine kötülük yapmış, demokratik bir rejimde esamisi bile okunmayacak, Rusya’nın emrinde bir Esedile varılacak yer neresi olabilir?

Muhalefet tarafından Esad ile görüşme yapılması konusunda oluşturulan ortak söyleme karşın Başkan Erdoğan, ‘istihbarati yönden görüşmeler olabilir ama Esad ile biz görüşmeyi düşünmüyoruz, bizim Suriye'nin toprağında gözümüz yok. Esad'ın yüzünden 4,5 milyon insan ülkesini terk edip ülkemize sığındı. Esad orada 2 milyon insanı katletti.'' diyor, haklı olarak.

Suriye’de bugüne kadar 1 milyona yakın insan yaşamını yitirmiş, 12 milyon göçmen var.

Böyle birülkeden sorumlu Esed’enasıl olacak da hiçbir şey olmamış gibi davranılacak?

 

Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.