1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Madenlerimizi değerlendirebiliyor muyuz?
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Madenlerimizi değerlendirebiliyor muyuz?

A+A-

Ülkemiz petrol ve doğalgaz rezervleri bakımından oldukça yoksun.

Enerji için gerek duyulan petrol ve doğalgazı dışarıya döviz ödeyerek almaktayız.

Peki, Türkiye diğer maden rezervleri bakımından nasıl ve bunların ne kadarını çıkartabiliyoruz?

Gelişmiş ülkelerde madencilik sektörü Milli gelirin yüzde 8-10’nu oluştururken, bu oran Türkiye’de yüzde 1 ile 1 buçuk arasında.

Var olan rezervleri mi kullanamıyoruz yoksa burada da bir fukaralığımız mı söz konusu?

* * *

MTA'nın 'görünür maden rezervleri' araştırma raporuna göre, Türkiye'de toprak altında yaklaşık 50 milyar ton civarında, 'ticarete konu' 49 ayrı cins ve özellikte maden bulunuyor.

Bu yönüyle Türkiye, maden kaynakları açısından 132 ülke arasında üretim itibarıyla 28'inci, çeşitlilikte ise 10'uncu sırada yer alıyor. Ayrıca dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden 77'si Türkiye'de bulunuyor.
Toplam 49 ayrı cins maden cevherinin bulunduğu yeraltı maden kaynaklarının bugünkü piyasa değerinin ise yaklaşık 2.5 trilyon dolar civarında olduğu sektöre yakın kaynaklar tarafından ifade ediliyor.

Ancak çeşitlilik açısından dünyanın zengin ülkelerinden biri olmasına karşın, gerek toplam rezerv yönüyle ve gerekse tek tek yatak boyutları kıyaslandığında, Türkiye’nin maden potansiyelinin bazı madenler dışında çok yüksek olmadığı görülmekte.

* * *

Madencilik, tarım ile birlikte toplumların hammadde gereksinimlerini sağlayan iki temel üretim alanından biri.

Sektör, hem ekonomiye doğrudan yaptığı katkı, hem de imalat sektörüne sağladığı girdiler nedeniyle iki yönlü öneme sahip

Ve madencilik sektörler arasında en yüksek katma değer ve istihdam yaratma kapasitesine sahip.

Ve yine madencilik, daha çok kırsal alanlara yakın yerlerde gerçekleştirildiği için kente göçü önleme açısından da önemli bir sektör.

* * *

Günümüzde dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden salt 13’ü ülkemizde bulunmamakta.

Geri kalan 50 çeşit maden açısından ülkemiz zengin yahut çok zengin, diğer 27 çeşit maden bakımından ise yetersiz kaynaklara sahip olduğu belirtiliyor.

Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) içinde madenciliğin payı ise son 10 yıl içinde % 1,1 ile % 1,5 arasında seyretmektedir.

Gelişmiş ülkelerde ise bu pay bizim 8-10 katımız…

Bu kapsamda Doğaltaşlar Türkiye toplam maden dış satımının yüzde 43'ünü kapsamakta.

Sektörel gelirin yarıya yakınının Doğaltaşlar olduğu Türkiye’de Doğaltaşlardan sonra krom, bakır, çinko cevherleri ile tabii boratlar ve konsantreleri maden dış satımının yoğunlaştığı diğer ürün grupları arasında yer almakta.

Türkiye'de bulunan diğer önemli madenler toryum, linyit, mermer, manyezit, trona, feldspat ve sodyum sülfat olarak sıralanmakta. Zengin maden rezervine karşın sektörde dış alım, ağırlıklı olarak sürmekte.

* * *

Madenciliğimizin geri kalmış olmasının birçok nedenleri var.

Teknik eleman yokluğu, sermaye yetersizliği, madenciliğin güç ve riskli oluşu, gibi hususlar sayılabilirse de asıl neden devletin izlediği politikadır ve mevzuat yetersizliği ve yanlışlığı, denebilir.

Devletin politika değiştirme çabalarına karşı çevre örgütlerinin direncini de unutmamak gerekiyor.

İşte en son Kez dağları örneği ortada…

Kaz dağları mı kazandı, ülkemiz mi kaybetti!

Bu yazı toplam 504 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT