1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Kanserden değil, geç kalmaktan kork!
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Kanserden değil, geç kalmaktan kork!

A+A-

Kanser, ismi bile ürküten korkunç bir hastalık.
Meme kanseri ise kadınlarda en sık görülen bir tür.
Dünyada ve ülkemizde yaşamı boyunca her 8 kadından 1'i meme kanserine yakalanmakta.
Ayrıca kanser olan her 4 kadından 1'i meme kanseri.
Bunun yanında meme kanseri erkeklerde de görülmekte.
Her 100 erkekten birinde görülebilmekte.
Ancak erken teşhis edildiğinde yüzde 98 tedavi edilebilir bir hastalık.
Bu nedenle erken tanı için duyarlı olmakve insanın önce kendini tanıyarak, önemli bir değişiklikte hekime görünmesi önemli.
Kuşkusuz insanlar kanser teşhisi konulduğu andan itibaren büyük bir çaresizlik duygusuna kapılıyor.
Adeta ölümü beklemeye başlıyorlar.
Ne ki, kanser teşhisi konmuş hastaların kendilerini bu kadar çaresiz hissetmeleri yanlış.
Öncelikle, iddia edildiği gibi, kanser tedavisi olmayan bir hastalık değil.
Erken teşhis ile tedavide yüksek bir başarı sağlanabilmekte.

* * *

Geçtiğimiz hafta ON TV ekranlarında her Cuma akşamı saat 19-20 arası canlı olarak gerçekleştirdiğimiz ‘Türkiye Gündemi’ programının konuğu Operatör Doktor Murat Çalıkapan’dı.
Program ortağım Mehmet Çetinkaya ile Çalıkapan’a kanser ve tedavisine yönelik sorular yönelttik.
Çalıkapan, meme kanserinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek ülkemizde yılda en az 20.000 kişinin meme kanseri teşhisi aldığının bilindiğini söyledi.
Ancak, ne yazık ki olguların büyük bir bölümününgeç evrelerde teşhis edildiğinin altını çizdi.
Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisinin, memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesi olduğunu, ancak, hastaların çok azında ağrının da belirtilere eşlik edebileceğini söyleyen Opt. Dr. Murat Çalıkapan, sanıldığının aksine ağrı ve kanlı akıntının ileri evrelerde ortaya çıktığını ve bu nedenle de teşhiste ve tedavide geç kalma nedeninin bu süreç olduğunu belirtti.
Yani kadınlarda ölümlere yol açan kanser türleri arasında ilk sırada yer alan meme kanserinden korunmada erken teşhisin çok önemli bir yer tuttuğunu ısrarla vurguladı.
Ve erken teşhiste en önemli faktörün kişinin bu konuda bilinçlendirilmesi olduğuna dikkat çekti.
Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavinin başarıya ulaşma ve yaşama şansının artmasının en önemli unsuru olduğunu belirtti.

* * *
Kuşkusuz memedeki her türlü anormal bir gelişme ve ağrının kanser olmayabileceği, bir yağ bezesinin de başlangıçta kanser gibi algılanabileceği ve insanı üzebileceği gerçeğini de bilmek gerekmekte.
5 yıl önce benim de sol mememde ortaya çıkan şişkinlik ve hafif bir ağrı şikâyetiyle kendisine gittiğim Opt. Dr. Murat Çalıkapan, patolojik inceleme yapmadan başarılı bir operasyonla yağ bezesini o bölgeden almıştı.
Hastanelerde genellikle patolojik incelemeler yoğunluktan mıdır bilmem zaman almakta.
Bu da günlerce insanın kuşku içinde bekleyişine yol açmakta ve psikolojik bir sarsıntı yaratmakta.
Bu nedenle doktorla birlikte operasyon anında patolojik inceleme yaparak sonuca göre işlem yapılması konusunda anlaşmıştık.
Çok şükür ki, korkulan olmamış ve yağ bezesi alınmıştı.
Başımdan geçen bu olay bile kanser hakkında daha duyarlı olmama yol açmıştı.
Vücudun bağışıklık sisteminde ortaya çıkan bir değişikliğin var olan kanser hücrelerinin anarşik bir şekilde çoğalmasına yol açtığı gerçeğinden yola çıkarak sigara dâhil diğer çevresel etkenlerdenolabildiğince en az etkilenmek için duyarlı olmamızın ve her gün tempolu yürüyüşler yapmamızın önemi ortaya çıkmıyor mu?

 

Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.