1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. İyi ki de saman ithal etmeye başlamışız!..
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

İyi ki de saman ithal etmeye başlamışız!..

A+A-

Türkiye, yıllar sonra dışarıdan saman satın almaya başladı ya, kimileri de hemen, “Tarımı bitirdiler, saman ithal ede hale geldik!” diye eleştirilere başladılar.

Evet, saman alıyoruz dışarıdan, bu doğru…
Ama bu süreçte tekstilde kaliteli ve özellikli kumaş üretimi ve diğer imalat sanayimizdeki gelişmelerle birlikte özellikle Savunma Sanayimizde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıktığını da görmek gerekiyor.
Evet, çeyrek yüzyıl önce çoğu tarımsal üründe kendi kendimize yetiyorduk.
Ama geldiğimiz noktada nüfusumuzun ikiye katlandığını da görmemiz gerekiyor.
Çeyrek yüzyıl önce nüfusumuz 65-70 milyon, gelen turist sayısı da 3- 5 milyon dolayındaydı.
Bu gün nüfusumuz 82 milyon, Suriyeli, Afkanlı sığınmacı 5-6 milyonu da ekleyin 90 Milyon.
50 milyon yabancı turisti de ekleyince bu gün 140 milyon insanı doyurabiliyoruz.
Doğaldır ki kimi gıda ürünlerini de dışarıdan alıyoruz.
Dünyaya sattığı gıda ürünleriyle örnek gösterilen küçücük bir ülke olan Hollanda’nın aynı zamanda da dışarıdan 80 Milyar dolar gıda ürünü aldığını bilmemiz gerekiyor.
Alıyor ve işleyip yine dışarı satıyor Hollanda.
Türkiye’nin de tarım ürünleri alım-satımında pozitif ticareti buna benzemektedir.
Yani dışarı sattığı ürünler sattıklarından fazladır.

* * * 

Evet, Türkiye bu gün dışarıdan saman da alıyor…
Trakyalı, Egeli hayvan üreticisinin daha ucuz samanı illa Van’dan getirme zorunluluğu mu vardır?
Serbest ticaret yok mu bu ülkede?
Burnumuzun dibinde Bulgaristan’dan, 100-150 km uzaklıktan tırlarla, Egelinin de gemilerle saman alabilme şansı varken,  Trakyalı üreticinin 1500 km uzaklıktaki Van’dan saman almasını hangi mantıkla, kim önerebilir?
Kaldı ki, son yıllarda yeni cins ve daha kısa saplı ama yüksek dane verimli buğday ırklarının saman sorununa yol açtığını da görmemiz, bilmemiz gerekiyor.
Bu gerçeği görmeyip, saman üzerinden bir algı operasyonu kime, ne kazandırır?
Bu kolaycılık ve yapay siyasi getiri uğraşı değil midir?
Türkiye geçtiğimiz yıl 21,5 milyon ton buğday üretmiş. 
Bunun 19 milyon tonunu tüketmiş.
Niye buğday ithal ediliyor, deniyor o halde.
Makarna, buğday fabrikaları bunları alıyor, işleyip yine dışarı satıyor.

* * * 

İyi ki de samanı dışarıdan almaya başlamışız!
Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği son noktayı ilgilenenlere duyuralım dilerseniz. 
Gereksinimimizin neredeyse yüzde biri oranında saman ithal etmeye başladığımızdan bu yana Savunma sanayimizin geldiği durum gerçekten gelecek adına umut verici.
Parasını vererek dahi dışarıdan alamadığımız Helikopterler, füzeler var ya, Türkiye bütün bunları son yıllarda kendisi üretiyor ve hatta dışarıya bile sattığı biliniyor.
Taarruz ve taktik keşif helikopteri, ATAK’ı, İHA’ları, Uzun menzilli CİRİR füzesini, Türkiye’nin geliştirdiği ALTAY Tankını, SOM füzesini, ANKA-S Modifikasyon Projesini, Yerli Cruise füzelerini, ZIPKN’ı, FIRTINA OBÜSÜNÜ, Lazer güdümlü UMTAŞ ve Hisar füzelerini, KAPLAN tanklarını, PARS tanksavar araçlarını, KUNDUZ, AZMİM ve OTOKAR ARMA zırhlılarını, Mayınlara karşı KİRPİ’yi, Bahriyeye yeni ve yerli olarak kazandırılan TCG HEYBELİ ada, EJDER ve YALÇIN’ı üretip terörle mücadelede başarıyla kullanıyor ve Pakistan, Azerbaycan ve Katar gibi ülkelere satıyor Türkiye.
İyi ki bunları üretip saman alabiliyoruz dışarıdan.
Ya tersi olaydı eskisi gibi, saman satıp bu araçları almaya kalksaydık ne olurdu halimiz!..
 

Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.