1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. İnsan ömrü uzuyor mu, kısalıyor mu?
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

İnsan ömrü uzuyor mu, kısalıyor mu?

A+A-

İlk insan yeryüzünde görüldüğünde ortalama ömrünün 18-20 yıl olduğunu söylüyor araştırmacılar.
Ancak, 18. yüzyılın sonunda başlayan sanayi devriminden sonra ve özellikle 1950'den itibaren dünyada ortalama ömrün hızla uzadığı belirtiliyor.

2000'li yıllara gelindikçe ömür uzunluğunun giderek arttığı, örneğin Japonya'da ortalama ömrün 82-83 yıla ulaştığını biliniyor.

Peki, gıdalara onca kimyasal karıştırılması, çevre kirliliği ve yeniçağın stresine karşın insan ömrü neden artıyor?
Bunun nedeninin insanın genetik yapısının değişmesinden kaynaklanmadığını, başkaca gelişmelerin buna yol açtığını belirtiyor uzmanlar.

Burada en önemli faktörün, çevre olduğu söyleniyor…
Çevresel koşullarda söylenenlerin ve bilinenlerin aksine giderek iyileşmenin söz konusu olmasının en büyük etken olduğu belirtiliyor insan yaşamının artmasında.

Yani insan, çevresel koşulları kendi lehine çevirebildiği oranda yaşam standardı yükselmiştir.

* * *

Türkiye’de ‘doğuşta beklenen yaşam süresi’, 1950’de 46 yıldı. Bu rakam 2000’de 66 yıl oldu…
2015’te 78 yıl (kadınlarda 80,7, erkeklerde 75,3).

Bugün, Türkiye’de 65 ve daha büyük yaşta 6.495.239 kişi yaşıyor. 2070’te, her dört kişiden biri 65’in üstünde olacağını öngörüyor uzmanlar.

Japonya’da nüfusun yüzde 21’inden fazlası 65’inde ya da daha büyük örneğin bu gün bile.
Almanya, Yunanistan, İtalya ve İsveç’te yaşlı nüfus oranı yüzde 20’ye yükseldi.
Amerika’da 65 ve daha büyük bireylerin oranı son 100 yılda üçe katlanmış.
Bugün Avrupa’da doğuşta beklenen ortalama yaşam süresi 80 yıl, Afganistan’da ise 42 yıl!..
2050’de dünya nüfusu 9,5 milyara, 100 yaş üzerindekilerin sayısı 3,2 milyona ulaşacakmış.
2100’de dünyada doğuşta beklenen yaşam süresinin 100 yıl olacağı öngörülüyor.
Yani bu şunu gösteriyor açıkçası, 30-40 yıl içinde 100 yaşındaki bireylerin sayısında patlama bekleniyor.

* * *
Antibiyotiğin keşfi, yeni tedavi yöntemleri, teknolojik gelişmeler, sağlık personeli sayısının artması, sağlık hizmetlerine ve sağlıkla ilgili bilgilere erişimin kolaylaşması ve kalitenin artması ömrün uzamasında etkili oluyor hiç kuşkusuz.

Türkiye’de bu konuda sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmelerin yaşandığını hepimiz görüyoruz.
Bununla birlikte gelişen bilinç de insan sağlığı üzerinde önemli rol oynamakta.
Ekmek yeme alışkanlıklarının azaltılması, gazlı içeceklerden uzak durma, olabildiğince şekeri az tüketme ve stersi kontrol altında tutabilme bilincinin yaşam süresini arttırdığı açık.

Uzmanlara göre bir sonraki kuşak için 100’üncü doğum gününü görmek normal bir şey olacak.
Ama uzun ömrümüzün 30-40 yılını hasta ve yaşlı olarak geçirmek istemiyorsak eğer, hiç kuşkusuz şükür ve dua ile birlikte dikkat etmemiz gereken başka şeylerin de olduğu asla unutulmamalı.

Sigara ve alkol tüketimi, obezite, stresli yaşam, kötü beslenme, hareketsizlik, düzensiz uyku yaşlanmayı hızlandırırken, hobilere zaman ayırmak, hedefler belirlemek, toplumsal etkinliklere katılmak, teknolojiye uyum sağlamak, düzenli doktor kontrolünden geçmek ileri yaşlarda bir başkasına bağımlı olmamızı büyük ölçüde azaltacak hiç kuşku yok ki.

Bu yazı toplam 115 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.