1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. İdeolojiler, bağımsız düşüncenin önündeki duvarlardır
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

İdeolojiler, bağımsız düşüncenin önündeki duvarlardır

A+A-

İdeoloji, üzerinde uzlaşılması güç bir kavram…

Aynı zamanda bizzat bilim adamının kendi konumunu da sorunsallaştırdığı için tehlikeli de.
Aydınlanma düşüncesi, beraberinde insanın toplumsal davranışının akıl yoluyla açıklanmasını da getirdi.
Yani bu kurama göre birey, siyasi ve sosyal yaşamda yaptığı rasyonel seçimlerle davranışını belirler.
Buna karşın Richard Bendix Sosyoloji ve Aklın Güvenilenezliği (Sociology and the Distrust of Reason) adlı kitabında, modern politik yaşamda akıldan daha çok güdülerin, koşullanmaların, çevrenin ve toplumsal fonksiyonların rol oynadığını savlar.
Yani aklın rolünü kısıtlar…
Davranışların, sosyal yasalarla iktidar ilişkileri içindeki mantıksal fonksiyonlar ve bilinç yapıları tarafından belirlendiği ileri sürülür.
Eğer böyleyse, tüm bu kurallar ve fonksiyonların kaynağı nedir o halde?
Aklın rolünün bu kadar kısıtlandığı bir ortamda bilimsel bilgiye ne kadar güvenilebilir?
Bu sorular ideoloji ve sosyal bilimler arasında gerilim ortaya çıkmasına neden olmuştur.

* * *

Toplumsal yaşam çeşitli zıtlıklar ve uyumsuzluklar üzerine kuruludur. Bu uyumsuzluklar bireyin topluma adapte olmasını zorlaştırır ve gerginliği arttırır.
İşte ideoloji bu noktada bireyin topluma adapte olma sürecinde gerginliği azaltan işlevsel bir rol üstlenir.
Ama Karl Marx ideolojiyi ‘yanlış bilinçlendirme’ ile açıklar.
Ona göre İdeoloji maddi ve gerçek koşullardan bağımsız yanlış ve soyut düşüncedir.
‘Toplumun egemenleri ideolojiyi, tahakküm altında bulunan sınıfın bilincini yanıltmak, onları maddi ve gerçek ilişkiler bütününden koparıp kendilerine tabii kılmak için kullanırlar’ der Marks.
Yani İdeoloji egemen sınıfın çıkarlarını temsil eden fikirler sistemidir. Sınıf ilişkilerini aldatıcı bir şekilde temsil eder…
Marks da, Engels de ideolojiyi bu şekilde olumsuzlarlar ve onu bir çeşit yanlış bilinç olarak kavramsallaştırırlar.
Ancak Lenin farklı değerlendirir…
Lenin, ideolojinin belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet eden düşünce dizgesi olduğunun altını çizer.
Bu anlamda Marks’ın çizgisinden uzaklaşmamakla birlikte, bir proleter ideolojiden söz eder..
Ancak bu tip bir kavramsallaştırma Marksizm’de oldukça belirgin olan ideoloji ve bilim arasındaki ayrımı daha da problematik hale getirir.

* * *
İdeoloji, öncelikle belirli merkezi değerler çerçevesinde oluşturulan inançların meydana getirdiği sistemi ifade eder.
Komünizm ve Faşizm gibi ideolojiler, toplumdaki kurumların karşısında yer alır ve kendisine bağlananları ya da inananları bir parti veya mezhep içinde örgütlemeye yarar.
Dolayısıyla ideolojilerin karakteri tamamen toplumdaki ekonomik güç tarafından az ya da çok çarpıtılır.
Bir başka tanımlamayla da İdeoloji terimi, salt iktidar meselesiyle daha ilintilidir.
İdeolojilerin en önemli nitelikleri, emredici olmalarıdır.
Dolayısıyla ideolojiler salt olanı değil, aynı zamanda özellikle olması gerekeni belirterek insanları belirli amaçlara yönlendirirler.
Bu anlamda ideolojiler katı ve dogmatiktir.
Ayrıca, ideolojiler bütünleştiren olmaktan ziyade ayrıştıran özelliklere sahiptirler.
Ve ideolojiler bağımsız düşüncenin önündeki en büyük duvarlardır…

 

Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.