1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Haklılık ve kararlılık
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Haklılık ve kararlılık

A+A-

Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek, güvenli bölge sayesinde Suriyeli sığınmacıları ülkelerine dönmelerini sağlamak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekâtı’na yönelik ABD ile anlaşmaya varılmasının ardından başlayan tartışmalar dünyada farklı, iç muhalefetimizde ise farklı biçimlerde yorumlanıyor.

Trump’tan çelişkili açıklamalar sürerken, ABD Medyası Erdoğan'ın Trump'a karşı zaferi, diye manşet attı örneğin.
Washington Post ve New York Times gazeteleri ise, Türkiye'nin istediğini aldığını söyledi.
Washington Post, Erdoğan'ın istediği oldu, derken haberde mutabakatın koşullarına yer verildi ve söz konusu koşulların Türkiye'nin istediğini aldığı anlamına geldiği belirtildi.

New York Times da Erdoğan'ın Trump'a karşı zaferi, başlığını kullandı ve ABD ile Türkiye arasında varılan anlaşma sonucu Barış Pınarı Harekâtı'nın 5 gün boyunca durması ve bu süre içinde YPG'nin güvenli bölgeden çekilecek olması kararını "Türkiye için zafer, Erdoğan'ın Trump'a karşı zaferi" olarak nitelendirdi.

* * *
Guardıan ve France 24 ve Los Angeles Times ise Türkiye istediğini aldı, başlığını kullandı.
Türkiye'nin lehine olduğunu belirten, Türkiye'nin istediğini aldığı değerlendirmesini yapan bir diğer gazete de Los Angeles Times oldu.  İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi ile France 24 kanalı da mutabakata Ankara'nın istediklerini aldığı değerlendirmesiyle yer verdi.

Yani dünya varılan mutabakatı Türkiye lehine diye yorumlarken, Türkiye’de ki muhalif kesimlerin mutabakatı olumsuzlukla tanımlamaları şaşkınlık yarattı!

Barış Pınarı Harekâtı başlarken, ‘giremezsiniz, girmeyin, yapmayın’ diyenlerin harekâta ara verilince, ‘neden durdunuz’ diye eleştirmelerini anlamak gerçekten ilginç değil mi?

* * *
Bu gün ABD ile Türkiye arasında güvenli bölgenin silahlı teröristlerden boşaltılmasını içeren mutabakatın son günü…
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu gün Rusya lideri Putin ile de görüşecek.
Bu gün, hem ABD ile yapılan mutabakatın son günü olmasıyla ortaya çıkan sonuç ve hem de Putin ile yapılan görüşmeden çıkacak karar Türkiye’nin bundan sonra nasıl hareket edeceğini belirleyecek.
Mutabakat koşulları yerine getirilmemişse Türkiye zaten harekâtın kaldığı yerden sürdürüleceğini açıklamıştı.
Ya kaldığımız yerden operasyon sürecek yahut diplomasiyle sonuca varılacak.

Olay bu…
Konu bu kadar açıkken bizim muhalefetin bunu görememesini nasıl okumak gerekiyor?
Yunan radyo ve TV kanallarının yayın akışlarını keserek anlaşmanın detaylarını duyurmalarını, günlerce Türkiye'nin ABD ile müzakere sürecini izleyen Yunan yayın organlarının, müzakerelerin sonunda "Türkiye'nin istediği sonuçları elde ettiği" görüşünde birleşmelerine karşın bizim muhalefetin bunu görememesini nasıl tanımlamalıyız?
Derdimiz, sorunumuz gerçekten çözülecekse, terör ortadan kalkacaksa ve bu iş çatışmasız bir biçimde sonlanacaksa kim, neden dertleniyor, anlamak olanaklı değil.

 

Bu yazı toplam 60 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.