1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Gürültü kirliliği ile topyekun mücadele gerekiyor
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Gürültü kirliliği ile topyekun mücadele gerekiyor

A+A-

Gürültü, çağımızın en önemli çevre sorunlarından biri ve insan sağlığı ile de çok yakından ilintili.
Gelişen teknoloji ile çoğalan ve güçleri artan makinalar bir yandan insan yaşamını kolaylaştırırken, öte yandan da insan sağlığını olumsuz etkilemekte.
İstenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen rahatsız edici ses dalgaları, olarak da tanımlanabilen gürültü,  çevreyi kirleten etkenlerin başında gelmekte yani.
Her ne kadar insanların pek çoğu gürültüden yakınmasalar da, insan vücudunun ani ve yüksek seslere otomatik ve bilinçsiz olarak tepki gösterdiği yapılan bilimsel değerlendirmelerle saptanmış durumda.
Güçlü hoparlöründen çıkan ses aracın dışındaki insanları bile rahatsız ederken, aracın içinde bu sesten rahatsız olmadan dinleyen ve bundan hoşnut olan gencin ileriki yıllarda duyma organlarında bir takım sorunlarla karşılaşacağı açık yani.

* * *

Gürültünün ileriki yıllarda salt duyma sorunları çıkarmasının yanında, daha yakın süreçte fizyolojik ve psikolojik dengeleri bozabilen, iş performansını azaltan, çevrenin hoşnutluğunu ve sakinliğini yok ederek niteliğini değiştiren bir etkiye sahip olduğu da bilinmekte.
İnsanların gürültüye alışabildiğini savunanlar olsa da, gürültünün insan üzerindeki biyolojik etkisinin engellenemediği gerçeği bu savı çürütmektedir.
O nedenle gürültü kirliliği ile topyekûn mücadele edilmesi gerçeği ortaya çıkmakta.
Bu mücadelede devletin kolluk güçleri ile yerel yönetimlerine de önemli görevler düştüğü açık.

* * *

Batı ülkelerinde gürültü kirliliği ile mücadele çok eskilere dayanmakta ve bu konuda toplumsal bir uzlaşı ve bir bilinç sağlanmış bulunmaktadır.
Bunu yurtdışına çıkanlar iyi bilirler…
Pazar yerlerinde bile satıcıların ve müşterilerin sükunetine tanık olunur.
Bizdeki gibi kulağınızın dibinde gırtlağını patlatırcasına portakalını methetmeye çalışmaz satıcı yani!
Ülkemizde de gürültünün insana verdiği zarar dikkate alınarak, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1986 yılında yürürlüğe giren bir “Gürültü Kontrol Yönetmeliği” hazırlanmıştır.
Amacı kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını korumak olan bu Yönetmelik’te gürültünün tanımı yapılmış, konut, hastaneler, okul, motel, pansiyon, dinlenme tesisleri, dinlenme parkları, mezarlık gibi mekânlar sesten korunması gereken binalar kapsamına alınmıştır.
Gürültü ile ilgili çalışmalarda ayrıca, anılan binalarda içteki gürültülerin de tanımı yapılmış, evlerdeki gürültüye neden olan etkinlikler ve insan davranışları üzerinde durulmuştur.
Bütün olumsuzluklar sırasında şikâyet mercii olarak evin konumuna göre zabıta, polis ya da jandarmaya başvurulabileceği konusuna da yer verilmiştir.
 
* * *
Bursa’nın da sağlıklı ve yaşanabilir bir kent olması, yaşam kalitesinin daha da yükseltilmesi amacıyla halk sağlığını doğrudan etkileyen sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik olarak Büyükşehir Belediyesi, kentin stratejik gürültü haritasını çıkarmıştı geçtiğimiz yıllarda.
Günümüz dünyasında artan kentleşme ile birlikte, yerleşim alanlarındaki gürültü kaynaklarının sayısı ve bu kaynakların insan sağlığı üzerindeki olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkileri de hızla artığı için Çevresel Gürültü Yönetmeliği’nde son bir değişiklik daha yapıldı geçtiğimiz ayda.
Bu değişiklik ile gürültü kirliliği ile mücadelede önemli bir adım daha atılmış oldu.

 

Bu yazı toplam 304 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT