1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Girdik, giriyoruz, derken 60 yıl geçti!..
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Girdik, giriyoruz, derken 60 yıl geçti!..

A+A-

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında 1995 yılında imzalanan Gümrük Birliği, 24 yaşına giriyor.

Türkiye ile AB arasında yapılan müzakereler sonunda 6 Mart 1995 tarihinde gerçekleştirilen Ortaklık Konseyi toplantısında alınan karar uyarınca, Gümrük Birliği 1 Ocak 1996'da yürürlüğe girdi.
Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması ile başlayan ve 1973 yılında Katma Protokol ile süren ilişki, 6 Mart 1995'te Gümrük Birliği'nin imzalanmasıyla yeni bir boyut kazandı.
Gümrük Birliği'nin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri ticaretinde gümrük vergileri, miktar kısıtlamaları ve eş etkili önlemler kaldırıldı.

Türkiye, üçüncü ülkelere karşı AB'nin ortak gümrük tarifesini uygulamaya başladı.
Gümrük Birliği'nin düzgün biçimde işleyişini sağlamak ve ortak ticaret politikasını uygulamak üzere dışalım ve dış satıma a ilişkin ortak kurallar, kotaların yönetimi, dampingli veya sübvansiyonlu dış alıma karşı koruma, tekstil dış alımına ilişkin otonom düzenlemeler, dâhilde ve hariçte işleme rejimleri AB ile uyumlu hale getirildi.
Gümrük Birliği'nin yürürlüğe girmesinin ardından yaşama geçirilen reform niteliğindeki yasal düzenlemeler, Türkiye'nin rekabet gücü ve verimliliğine önemli katkı sağladı.

* * *

Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Ekonomik Topluluğuna ortaklık başvurusu ile ilk adımı atılan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci, henüz sonuçlanamayan uzun ve sancılı bir yola dönüşmüş durumda bugün. 

31Temmuz 1959’da başlayıp 60 yılı bulan inişli çıkışlı asimetrik ilişkiler ağı, birçok kırılmaya da maruz kaldı.   Evet, Türkiye, Gümrük Birliği sürecinde önemli bir rekabet gücü kazandı.
Yaşanan beraberliğin ikinci baharında, 1999’da Helsinki’de gerçekleştirilen zirve sonucunda Türkiye’ye adaylık statüsü tanınmasıyla başladı.
Özellikle 2003-2005 arası dönemde AK Parti iktidarında gerçekleştirilen yasal reformlarla temel hak ve özgürlüklerin kapsamı bir hayli genişletildi.
Türkiye’de AB uyum yasaları çerçevesinde Birlik ile katılım müzakerelerine başlamak için ön koşul niteliğindeki Kopenhag siyasi ölçütlerin yerine getirilmesi için yoğun bir reform sürecine girişildi.
Demokrasi, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve insan hakları gibi birçok önemli başlıkta ilerlemeler kaydedildi.

* * *

Ne ki, bu gidiş birilerini rahatsız etmeye başladı.
Birlik içinde Türkiye’nin üyeliğinin gerçekleşmesi olasılığından endişe duyan bazı ülkeler, üyelik sürecinde birtakım engeller ortaya koymaya başladı.
Türkiye-AB ilişkilerini son 10 yıldır kilitleyen en önemli husus, 2006 yılında AB’nin ana akım ülkelerinden biri olan Fransa’nın fasıllara koyduğu engeller oldu.
Türkiye’nin sabrı taştı.
Ve bunda en büyük etkenin Türkiye’den çok AB’den kaynaklı olduğu da açıktı.
Kıbrıs ve Ermeni meseleleri ve AB’nin kendi içinde yaşadığı AB Anayasası krizi ve ekonomik bunalımı bunda etken oldu.
Türkiye-AB ilişkilerinde -her ne kadar Türkiye’deki ve AB üye ülkelerindeki Konjonktürel gelişmelerden olumsuz etkilense de- siyasi ve ekonomik olarak karşılıklı bağımlılığın son derece yüksek olduğu söylenebilir.
Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasında 1996 beri yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması (GBA) karşılıklı sanayi malları ticaretine serbesti getirmişti.
Bunun güncellenmesi, kapsamının genişletilmesi gerekiyordu ve bu 2015 yılından beri gündemdedir.

 

Bu yazı toplam 36 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.