1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Gelir Dağılımı sorunu
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Gelir Dağılımı sorunu

A+A-

Ekonomi biliminin temel amacı, kıt üretim unsurlarını en uygun ve etkin bir biçimde harmanlayarak maksimum ürünü sağlamaktır. Devlet, uyruklarına, kendi çabalarıyla gideremedikleri gereksinimleri temin etmek bağlamında oluşan; onlara özgürlük ve hukuk ekseninde güven, istikrar ve adalet sağlayan siyasal bir örgüttür.

Bu siyasal örgütün rolü, kuşkusuz, sosyo-ekonomik yaşama olabildiğince az müdahalede bulunmak; üretim faktörlerinin, en uç verimliliklerine göre piyasada oluşacak üretimden pay almalarını sağlamaktır
Burada fırsat eşitliği de önemli bir unsurdur.

Unutmamak gerekir ki, en yüksek verimliliğe göre oluşacak gelir dağılımı, her ne kadar kaynak dağılımındaki etkinliği sağlamaya yetmekte ise de, fırsat eşitliğini tam olarak sağlayamadığından, servet, gelir ve iş yeteneği üzerinde bazı dengesizlikler oluşmaktadır.

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi dereceleri farklı olsa da bu fırsat eşitsizliği gelir dağılımında sorunlara neden olmaktadır.

Türkiye’de de alınan, geliştirilen çokça reforma karşın.

* * *
Dünyadaki toplam milli gelirin 83 Trilyon dolar dolayında olduğu biliniyor.
Bu gelirin bölüşümünde öyle çarpıcı rakamlar var ki, dudak uçuklatacak cinsten.
Söz gelimi bu dünyadaki toplam 83 Trilyon doların yarısının nüfusun yüzde birlik kesiminin elinde olduğu gerçeği…
Türkiye’de ise, banka mevduatları toplamı, 2 trilyon 93 milyar 513 milyon 315 bin lira düzeyinde. Bu mevduat toplamının yarısının 62 bin kişiye ait olduğu gerçeği…

Bu 2 trilyon 93 milyar liranın yüzde 95’inin ise sadece 5 bin kişiye ait olması…
Sanırım Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıkça dile getirdi ‘Faiz’ lobisi de bu olsa gerek…
Faiz oranlarının birkaç puan azalıp, çoğalması bu kesimi ne kadar da ilgilendiriyor çok açık değil mi?
* * *
Bu dengesizlik içinde Türk Burjuvazisi ’nin küresel serbest rekabetten yana olması gereken TÜSİAD gibi yapıların sürekli olarak sanki ‘sosyalist’ bir ideoloji yanlısı gibi görünmesini anlamak şaşırtıcı olsa gerek!
Anlaşılıyor ki, öteden beri devlet destekli, yabancı tekel güdümlü, yabancı ürün pazarlamaya alışmış, Anadolu insanını büyük bir Pazar olarak gören bu kesimi gelecek korkusu sarmış!..

Kolay para kazanma dönemlerinin sonuna geldiklerini, artık konumlarını korumada zorlandıklarını işaret ediyor bu yaklaşımları.

Ve bu sürecin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağı anlaşılıyor…

Çünkü ekonomideki makro büyümelere karşın Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği artık sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda.

Somut, görülebilir, ciddi adımların atılması kaçınılmaz.

Bu bir tercih konusu olmaktan da çıkmış durumda gelinen süreçte.

Yani ötelenmesi, gözlerden kaçırılması olası değil…
 
* * *
Hiç kuşku yok ki, Türkiye’de sermaye birikimi adına bu güne kadar sürdürülen politikaların sürdürülmesi için büyük bir direnç var.

Ancak, partilerin bu konuda seçmene vereceği taahhütler seçmen tarafından büyük bir karşılık bulacaktır.
AK Parti hükümetlerinin başlangıçta, Lojman, Sosyal tesis ve resmi binek aracı saltanatının sonlandırılmasına yönelik vaatlerinin getirdiği sesi ve olumlu tepkiyi, emekli maaşlarındaki istikrarlı büyümenin yarattığı havayı unutmuş olamaz AK Parti…

Unutmamalı da…                  

Bu yazı toplam 223 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.