1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Geçmişte Ağır Sanayi Hamlesini neden gerçekleştiremedik? (2)
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Geçmişte Ağır Sanayi Hamlesini neden gerçekleştiremedik? (2)

A+A-

Erbakan’ın en büyük hayallerinden biri Türkiye’de yerli motor üretimiydi.

Türkiye’de yerli motor üretimi gibi, o günlerde birçok insanın kulağına deli saçması olarak gelecek bu hayal için Erbakan kolları sıvamış ve 26 Ocak 1956’da Gümüş Motor Fabrikasınıkurmuştu. 

Gümüş Motor, başlangıçta yaşadığı ekonomik sıkıntılara karşın asla banka kredisi ve sermaye artırımına gitmedi.

1960 yılında fabrikayı gezen dönemin Başbakanı Menderes, Erbakan’ı bizzat takdir ederek, hükümetçe taahhütedilen paranın bizzat hükümetten tarafından tahsisini sağladı.

Gümüş Motor, 1960’da seri üretime geçti ve piyasada 7000 lira civarındaki motorların benzerini 5000 liradan satmaya başladı. Kimsenin inanmadığı hayal gerçeğe dönüşmüş, Türkiye yerli motor üretmeye başlamıştı. 

Ancak o günlerin Türkiye’sinde yerli üretim yapmak o kadar kolay değildi!.. 

 

* * *

60 Askeri müdahalesinin ardından işler karışmaya başlamıştı.

Gümüş Motor artık ithal motor tüccarlarının hedefi haline gelmişti.

Fabrikanın bu başarısı dış alımı arttırmış ve piyasaya sürülen yabancı motorlar bir anda 4000 liradan satılmaya başlanmıştı.

Yabancı mallarla rekabete girmek için motor fiyatlarını 3500 liralara kadar gerileten Gümüş Motor’un bu hamlesine karşı yabancı motorların fiyatları 2800 liralara kadar geriledi.

Bu rekabet fabrikanın durumunu iyice zora sokmuştu, montajcı zihniyet Türkiye’nin yerli ve Milli motor üretmesinden rahatsız olmuştu!

Aynı yıllarda düzenlenen Otomobil Kongresi’nde, ‘Biz şeftaliden başka şey üretemeyiz’ diyenler vardı.

Dışarıdan alıp bayilikler yoluyla Anadolu’ya satmak dış alımcı büyük firmalara daha cazip geliyordu.

* * *

Yedek parçalarının da bir kısmını kendi üreten Gümüş Motor piston üretiminde kendi gereksiniminin 10 katını üretecek bir kapasiteye sahipti.

Bunun büyük kısmının yurt dışından alınan pistonlar yerine kendilerinden aynı fiyatla alınmasıteklifiyle dönemin Lojistik Komutanlığı’na gidilir.

60 Askeri müdahalesi sonrası Milli Birlik Komitesi yönetimi sürmektedir.

Lojistik Komutanına durum anlatılır ve aynı fiyatla yerli pistonların satın alınması istenir.

Yanıt şu olur;

Amerika bize yardım yapıyor. O yardımı verirken de bu paranın bir bölümüyle bizden piston alacaksınız, diyorlar. Bu nedenle sizin ürettiğiniz pistonları alamayız’

Necmettin Erbakan Lojistik Komutanı’na, ‘Biz neden Amerikan pistonuna bağlı kalalım, bunu kendi ülkemizde üretebiliyoruz, bunun sürmesi gerek’  dediyse de anlatamıyor.

Anlaşılıyor ki, ‘Dönemin İstanbul Sanayi Odası’nın dönmeleri’ Türkiye üretim yapmasın, karlarımız azalmasın, diye karşı çıkıyorlar.

Hatta Dışişleri Bakanı, ‘Bu yol açılırsa, biz yerli üretim yapmaya başlarsak dış alım yaptığımız ülkeleri gücendiririz’ diyebiliyor.

* * *

Yani Türkiye’nin sanayileşmesini, gelişmesini istemeyen güçler açık oynuyor..

O yıllarda kredileri Odalar Birliği paylaştırıyordu, diyor Erbakan.

Kredilerin hemen tamamı İstanbul’daki büyük dış alımcılara veriliyormuş.

Bu nedenle Erbakan 1966 yılında TOOB Genel Sekreteri sonra da Anadolu girişimcisinin de desteği ile TOOB Başkanı oluyor.

Tam her şey tersine çevrilecekken,Odalar Birliği’nden bu kredi dağıtma yetkisi alınarak Sanayi Bakanlığı’na veriliyor bu kez!

Erbakan diyor ki, ‘Madem siyasi bir kararla bu yetki bizden yani Odalar Birliği’nden alınıyor, biz de o zaman SİYASETE girer mücadelemizi orada veririz, dedik ve yola çıktık’ diyor.

Siyaset önemli…

İHA ve SİHA’lar ile TSK’nın terörle mücadelesinde çığır açan ve şimdilerde de Solunum cihazlarıyla hastalara şifa olan Selçuk Bayraktar’ın kararlı ve sağlam bir siyasal irade olmasaydı böyle olur muydu?

 

Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT