1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Geçmişle hesaplaşmak
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Geçmişle hesaplaşmak

A+A-

Darbeler, insanların maneviyatını da, kimyasını da bozan, umudu yok eden ve demokrasiye olan inancı da ortadan kaldıran süreçlerdir.

İnsanların yaşama yönelik ilkeleri vardır.

Doğru bildiği değerleri…

Bu değerlere güç katan ilkeler yaşamımızın temel dayanaklarıdır…

“İnsanlık”, insanı insan yapan değerleri içerir…

Özgürlük, eşitlik, kardeşlik, adalet, sevgi, saygı, hoşgörü, dostluk ve dayanışma insana özgü ve bütün insanlar için ortak sayılabilecek üstün değerlerdir.

İnsan her şeye bu değerlerin penceresinden bakar…

İnsanın tavır ve davranışlarında kendini gösteren bu güzel ve doğru nitelikler herkes tarafından kabul görür.

Uygar, demokratik tüm toplumlarda bu tür üstün değerler onaylanır ve erdem olarak kabul edilir…

İnsan değerleri ve sahiplendiği ilkelerle yaşar…

Hakkını da bu çerçevede arar, suçunun kaşlığını da bu kapsamda değerlendirir.

* * *

Bir de etik, ahlaki değerler vardır.

Etik, ahlaki prensipler sistemidir, yani güven, sadakat, doğruluk gibi bütünselliğe ait değerleri içeren bir kavramdır.
İyi ahlak ise, doğru ve adil olanı idrak ederek onu tüm yaşama yaymak suretiyle kazanılan, en üstün insanlık erdemidir.

Teolojik anlamda, erdemler olarak anılan bu kavramlar, insana ait üstün değerlere iyilik, doğruluk ve adalet şeklinde yansır.

İyi ve erdemli olmak, insanlığın evriminin tamamlanmasının tek yoludur.

Yaratılanlar içinde en gelişmiş olduğu kabul edilen insanın varlık nedeninin programdaki yeri bu olmalıdır.
 
* * *

Ülkemizde yargıdaki tüm aksaklıklara karşın adaletin sağlanmasına yönelik süreç işlemektedir.
Geç de olsa adaletin yerine getirileceğine olan inanç hala yitirilmemiştir.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davadan 254’ü mahkeme heyetleri tarafından karara bağlanmış, kalanların davaları sürmektedir.

Sona eren davalarda, bin 959’u ömür boyu olmak üzere 3 bin 101 sanık hakkında mahkûmiyete hükmedilmiştir.
Yargılamaları tamamlanan davalarda 995 sanık ağırlaştırılmış müebbete çarptırılmıştır.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar arasında eski 58 general, 651 subay, 137 astsubay, 49 uzman çavuş, 4 polis memuru yer almaktadır.

Yani darbe girişimi mahkûm edilmiştir.

12 Eylül Cuntacıları da mahkum edilmiştir ama geç!..

Her ne kadar Yargıtay’ın da cezayı onaylamasının ardından artık hüküm kesinleşmiş olacakken, 12 Cuntacıları hüküm sonuçlanmadan bu dünyadan öteye kaçtılar!..

Böyle olsa da bu, darbecilerin suçlu olduğuna, suç işlediğine, kimi mağdurlar yarattığına işaret olsa gerektir.
27 Mayıs darbesi de siyasal yaşamımızda kara bir lekedir, bir facialar silsilesidir.

Seçimle iktidara gelen bir siyasi parti alaşağı edilmiştir.

Orta çağın zulmü neyse 27 Mayıs'ta Türkiye'de yaşatılmıştır

Ama 27 Mayıs’ın hesabı gerçek anlamda sorulamamıştır.

Sorulamadığı için ardından 12 Mart, ardından 28 Şubat, ardından 12 Eylül müdahaleleri gelebilmiştir.

12 Eylül’ün hesabı da geciktirilmeseydi 15 Temmuz girişimi yapılamayabilirdi.

Geçmişle mutlaka hesaplaşılmalıdır…

 

Bu yazı toplam 232 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.