1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Devlette lojman, sosyal tesis ve makam aracı savurganlığı bitmeli
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Devlette lojman, sosyal tesis ve makam aracı savurganlığı bitmeli

A+A-

Herkesin bildiği üzere Türkiye’nin derin yaralarından biri de israf alışkanlığıdır.
İsraf denildiğinde akla salt ekmek israfı gelmesin!
Genelde ekmekte ve gıdada elbette büyük bir israf var, ama  israf salt bunlarla sınırlı değil.
Devletin her kademesinde büyük bir israfla karşı karşıyayız.
Öyle ki israfın maddî büyüklüğünü bile doğru dürüst hesaplayabildiğimiz söylenemez.
Belediyeler dâhil kamunun tümünde yaşanmakta olan salt makam aracı savurganlığı da gelmemeli kuşkusuz.
Lojman, sosyal tesisleri de buna eklemek gerekir.
Yine belediyeler dâhil olmak üzere tüm kamuda ikram, karşılanma giderlerini, kullanılan malzemelerin hovardaca kullanımını, işe göre adam değil de, adama göre iş yaratılması v.b. tüm kalemleri göz önüne almak gerekiyor hiç kuşkusuz.
Ülke olarak böyle ekonomik sorunlar yaşadığı bir süreçte özellikle kamu ve özelde israfın minimuma indirilmesi gerektiği açıktır.
Ve devletin bu konuda öncü olması gerekliliği de…

* * *
İktidarlar da, yöneticiler de zaman zaman israfa karşı mücadele başlatıp tasarruf önlemleri alınacağını duyururlar.
Önlemler alınır ve duyurulur ama sıra bunları uygulamaya gelince nedense uzun erimli bir uygulamaya geçilemez.
AK Parti iktidarları başlarken ‘Acil önlemler paketi’ adı altında kamu lojmanları, sosyal tesisler ve makam araçlarının satımı gündeme getirilince bu toplumda büyük bir heyecan yaratmıştı.
Gerçekten de Milletvekili lojmanlarından başlayan elden çıkarma işlemi diğer il ve ilçelerde de sürmüş, birçok lojman ve sosyal tesis satılmıştı.
İnegöl Oylat’daki Orman Bakanlığına bağlı sosyal tesisler, Bursa Uludağ’daki kimi sosyal tesislerin satışı gibi.
Sonra nedense bu uygulamalar yavaşladı ve durdu…
Daha sonra kamuya yeni lojman, sosyal tesis yapımı ve yeri makam araçları alımı başladı ne yazık ki.

* * *
Cumhuriyetin ilk yıllarında, yol ve konut bulmanın güç olduğu dönemlerde lojman ve sosyal tesis gerçeğini anlayabilmek olanaklı olsa da günümüzde bunun artık bir geçerliliği kalmamıştır.
Lojman modeli artık büyük bir israfa, haksızlığa yol açtığı gibi ayrıca memur-halk arasında bir ayırışıma da neden olmaktadır.
Geçmişte bir sosyal olanak gibi düşünülerek sağlanmış olan lojman tipi konutlar, o meslek mensuplarını halktan uzaklaştırarak kapalı sistem bir yaşam tarzını ortaya koyduğu görülmelidir.
Yıllardır merkeziyetçiliğin beslediği sürekli büyüme, hantal örgüt yapıları, şişen kadrolar, kurum veya birimlerin işlevleri ve popülist politikalarla çoğalan bu lojman ve sosyal tesis yapısı artık ciddi olarak ele alınıp, savunma, güvenlik ve sağlık dışındaki lojmanların tümü önce içinde oturanlardan başlamak üzere halka satılmalıdır.               Türkiye’de bulunan kamuya ait 158 bin araç ve 249 bin lojman ve sosyal tesissin önemli bir bölümünün satışıyla devlet hem israfı önlemiş olacak hem de büyük bir yükten kurtulmuş olacaktır.                    Japonya’da, devletin elindeki makam aracı sayısının bin, Fransa’nın 2 bin, Almanya’nın 11 bin, İtalya’nın 29 bin, Türkiye’nin ise 158 bin adet kamuya ait kara taşıtı, makam aracı sayısıyla dünya lideri olan Türkiye’nin bu durumuna Başkan Erdoğan’ın ivedilikle el koymasını umuyoruz.

 

Bu yazı toplam 268 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.