1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Demokrasiye ilk darbe, 27 Mayıs
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Demokrasiye ilk darbe, 27 Mayıs

A+A-

1923’te 100. kuruluş yılını kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti tarihini ‘Askeri darbeler tarihi’ olarak da tanımlamak olası.

Türkiye, Cumhuriyet dönemindeki ilk askeri darbesini 27 Mayıs 1960 tarihinde yaşadı.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasiye vurulan ilk darbe, 27 Mayıs 1960'da dönemin iktidar partisi Demokrat Parti'nin (DP) "ülkeyi baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü" ileri sürülerek gerçekleşti.

Zaten her müdahale ve darbe öncesi ortaya konan uyduruk gerekçeler gibi…

1923 yılından 1950 yılına kadar devam eden Tek Parti yönetiminden sonra 1950 yılında Milletin oylarıyla iktidara gelen Adnan Menderes’in Demokrat Partisi, darbeyle devrildi.

Bugün, Türk toplumun hafızasında derin izler bırakan 27 Mayıs darbesinin 59'inci yıl dönümü.

Çocukluk yıllarımda hayal-meyal anımsadığım ve sonrası 59 yılda da başkaca ne müdahaleler olduğunu net olarak yaşadığım süreci ‘Darbeler tarihi’ olarak tanımlamak sanırım hiç de yanlış olmasa gerek.

 

* * *

 

Aslında 23 Haziran’da İstanbul’da yinelenecek olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yol açan gelişmeleri Demokrat Parti’nin kuruluşuyla birlikte başlamasına benzetmek hiç de yanlış olmaz.

Yarım asrı geçen süreçte acınacak bir gülümsemeyle anılan 1946 seçimlerini kimsenin unutmadığı açık.

Demokrat Parti, 21 Temmuz 1946'da gerçekleşen genel seçimlerin ardından seçim yasasının antidemokratik hükümleri olduğu ve seçimlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik eleştirilerde bulunmuştu. Bu nedenle 1946 seçimleri "hileli seçimler" olarak anıla gelmiştir bu güne dek.

DP'nin "CHP'nin baskı ve müdahalesi altında bir seçim gerçekleştiğine" yönelik açıklamaları üzerine CHP, partiyi "halkı ayaklanmaya kışkırtmakla" suçlamıştı.

CHP, bu argümanı 1950 yılında gerçekleşecek seçimler öncesinde de kullanarak daha iktidara gelmeden DP'nin "bölücülük" yaptığı şeklinde bir imaj oluşturmuştu.

Bu sav, DP aleyhine 1960 darbesine giden süreçte de en önemli argümanlardan biri olarak kullanılacaktı.

Ne ki, Yedi partinin katıldığı 14 Mayıs 1950'deki seçimlerde DP ilk büyük zaferini kazandı ve yüzde 53 oy alarak 416 milletvekili ile meclise girdi.

Aynı seçimde, CHP 69 sandalye kazanabilmişti.

 

* * *

 

Seçimi kazandıktan sonraki dönemde halkı yücelten bir politika izlemeyi tercih eden DP'nin ilk yıllarında yaptığı en önemli icraatların başında Türkçe okunan ezanın yeniden Arapça okunmasına yönelik yasanın Meclise sunulup kabul edilmesi olmuştu.

Katılımın yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleştiği 1954 seçimlerinde de Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek oyunu alarak iktidarda kalmayı başaran DP, ilk yıllarından itibaren sivil ve askeri kanadın muhalefeti ile karşı karşıya kalmıştı.

Tıpkı AK Parti’nin kuruluşundan bu yana ve özellikle 15 Temmuz’a kadar başına gelenler gibi…

 

* * *

27 Müdahalesi ile kurulan uyduruk mahkemelerle idama mahkûm edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan, ilk darbe şehitleri olarak Milletin kalplerinde yer aldılar.

Merhum Adnan Menderes bir konuşmasında;   

Bu memlekete hürriyet gelsin diye çırpındık, dinlemediler, bizi sorguya çektiler, küfrettiler. Bize kızmalarının yegâne sebebi, istedikleri yolda yürümeyişimizdi. Şark vilayetlerinde ve hudut vilayetlerimizde teşkilat yapmamamızı, köylere asla uzanmamızı istemediler… Görülüyor ki arkadaşlar, bizden beklenilen demokratik manzarayı tamamlayan bir süs olarak kalmaktı.” demişti.

Sizler ‘süs’ olarak asla kalmadınız…

Ruhlarınız Şad olsun

Bu yazı toplam 225 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.