1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Balkon bahçeciliği tarım değildir!
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Balkon bahçeciliği tarım değildir!

A+A-

Son yıllarda ve özellikle salgın döneminde evde geçen süreçler uzadığı için insanlar balkonlarının boyutları elverdiği ölçüde bahçecilik yapmaya başladı.

Bu, güzel bir uğraş kuşkusuz…

Hem zamanı daha hoş geçirme ve hem de bir miktar işin içine heyecan da katarak bir şeyler üretebilmenin hazzını yaşamak iyi bir uğraş.

Ama 3 saksı domates, 5 saksı biber, bir kaç saksı da salatalık yetiştirerek tarım ve tohum konusunda ahkâm kesmekse yanlış!

Hele ‘Yerli tohumları yasakladılar, dışarıdan tohumu özendiriyorlar, yerli tohumlarımızı kullanmalıyız’ gibi yaklaşımlar komik kaçıyor biraz!

Biraz da değil, epey komik!..

Çünkü bunların çoğu doğru değil.

Tarımı bir sektör olarak ele almak gerekir.

* * *

Sözcük anlamı olarak tarım; bitki ve hayvan yetiştirme, bitkisel ve hayvansal ürün elde etme, bu ürünlerin nitelik ve niceliklerini iyileştirme, bunları saklama, işleme, değerlendirme ve pazarlama etkinlikleridir.

Yani bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek için yapılan uğraş, eylem..

Buna aynı zamanda çiftçilik mesleği de diyebiliriz.

Buğday yetiştiriciliğinden meyve sebze yetiştiriciliğine kadar, keçi yetiştiriciliğinden arı yetiştiriciliğine kadar hepsi tarım kavramı içerisinde yer alır yani.

Ama iş burada bitmez kuşkusuz…

Tarım, bir sektör olarak ele alındığında bir önem kazanır.

Burada ‘verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik kavramları devreye girer.

Balkonda 5 saksı domates yetiştirerek 5 kilo domates elde etmek olasıdır.

Ama ne pahasına?

10 liraya pazardan alabileceğin domatesi 30 lira masraf ederek üretmek verimli bir tarım değildir.

Bu sürdürülebilir de değildir.

Bu üretim biçimi tarımın sorunlarının belirlenmesi ve çözümü için de işe yarar bulgu vermekten uzaktır, yanıltıcıdır.

* * *

Tarım, gıda zincirinin birincil üretim olarak tanımladığımız başlangıç noktasıdır.

Sürdürülebilir Tarım, yeterli ve kaliteli gıda maddesinin uygun maliyetlerde üretimi, tarım yapılan arazinin, çiftçilerin, çevrenin ve doğal tarım kaynaklarının korunmasını geliştirecek sistem ve uygulamaları da içerir.

Sürdürülebilir Tarımın Amacı; Bir yandan tarımda verimliliği korurken diğer yandan da çevreye verilen zararı azaltarak, kısa ve uzun dönemde ekonomiyi canlı tutmak, tarımla uğraşanların yaşam kalitesini yükseltmek ve bu amaçla uygulamaları geliştirmektir.

Böyle olunca da tarımda kullanılan her şey verimlilik ve kalite açısından önem kazanır.

Özellikle tohum

* * *

Evet, her şeyde yerli ve milli olmak önemlidir.

Tohum konusunda da ‘yerli tohum’ kullanmak kulağa hoş gelebilir!

Ama eğer babalarımızın, dedelerimizin kullandığı tohumlar kendi olanaklarımızla Türkiye’de ıslah edilmemişse illa ki yerli tohum diye diretmenin anlamı yoktur!

Çiftçi, verimliliğe ve sürdürülebilirliğe, karlılığa bakar.

O nedenle Türkiye’de tohum ıslahı üzerinde önemle durulması gereken bir konudur.

Bunun da yerel yönetimler kanalıyla yapılabilmesi olası değildir, akılcı değildir.

Islah edilerek geliştirilmiş ve sertifika almış tohum kullanmaktır akılcılık.

Çiftçi de zaten bunu bilmekte ve uygulamaktadır.

Bakanlık tarafından, bitkisel ve tarımsal özellikleri belirlenerek salt kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumların üretimine izin verileceği yasa gereğidir.

Devletin denetimi bu konuda önemlidir.

Yerel yönetimlerin ara sıra yaptığı tohum dağıtımlarının da çoğu kez istenilen amaca hizmet etmediği görülmüştür.

Bu yazı toplam 69 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT