1. YAZARLAR

  2. Hasan Kamiloğlu

  3. Ayasofya'ya uzanan Kin!
Hasan Kamiloğlu

Hasan Kamiloğlu

Ayasofya'ya uzanan Kin!

A+A-

Cuma sabahı, Yeni Zelanda’da bir Hristiyan teröristin cami basarak kırk dokuz Müslümanı şehit ettiğini öğrendik. Olayın arka planında ise Yeni Zelanda yönetici ve emniyet güçlerinin ihmali filan değil, organize işleri de olduğu kanaatindeyim; Bunu da buraya not edin. İlginç olan şeylerden biri ise, hepimizin bildiği gibi o caninin, daha önce yayınladığı manifestosunda ve katliam silahlarının üzerinde yazıya döktüğü, biz Türklere karşı duyduğu nefret mesajlardı.

Hayatında kaç Türk’le yüz yüze gelip gelmediği belli olmayan katil, ülkemize nefret kusuyor, Avrupa’ya karşı ilk mağlubiyetimiz sayılabilecek Viyana kuşatması esnasında Kırım hanı Giray’ın ihaneti sebebiyle uğradığımız yenilgiyi, Ruslara karşı bazı savaşlarda yaşadığımız mağlubiyetleri, Sultan Murat Hanı şehit eden Sırp katil Miloş Obiliç’i, hatta bireysel olarak Müslümanlara saldırarak katledenlerin isimlerini bile silahına yazan Yeni Zelandalı bir katil var karşımızda.

Caninin, Ayasofya ile ilgili söylemleri de var ki, ayrıca bir kenara yazmak gerekir. Aslında bunlar sıradan şeyler ya da bireysel nefret söylemleri değil. Avrupa’nın, Amerika’nın ya da kısaca batılı zihniyetin söylem ve eylemlerine; hatta ders kitaplarına ve bazı heykellerine baktığımızda bile bu nefreti görebiliyoruz. Yeni Zelandalının yaptığını, neredeyse her birinin, her hangi bir Müslümana yapmak istediklerini artık anlamıyor değilsiniz herhalde.
Daha yirmi sene önce Avrupa’nın göbeğinde sırf Müslüman oldukları için Bosnalıları soykırıma tabi tutan ve buna imkan tanıyan Avrupalı değil miydi?

Ama hocam dostane olanlar var diyecek olanlar var! İstisnalar vardır tabi lakin Bosnalı kadının “Dün beraber kahve içtiğimiz Sırp komşum, savaş çıktığında elinde baltayla beni öldürmek için kapıma dayandı.” Sözünü de aklınıza not edin!

Her gün Suriye’de masum Müslüman çocukların üzerine bombalar yağdıran aynı haçlı zihniyet değil mi? Daha geçmişe gidip Fransız’ın, İngiliz’in, İtalyan’ın, Amerikalının, Bulgar’ın, Belçikalının, Yunanın, Rus’un, Ermeni’nin yaptıklarını saymaya kalksak, köşe yazısı değil, kitap yazarız.

Yunanistan kıyılarında botları batırılıp sulara gömülen, masumların ayaklarına çelme takan, mülteci almak için din değiştirme şartı koşan, binlerce masum yavrucağı organları için kaybeden değil mi Avrupalı!

Aslında Batı yalandan yere kınama filan yapmasın, Yeni Zelandalı katil, Hristiyan Batılının Müslümanlara karşı beslediği kinin tezahürüdür. Camideki bu katliam, Batılının Müslümana bakışının duygu kodlarını veriyor bize.
Ben şimdi buradan Ey Müslümanlar uyanın! Hristiyan Batılı sizi yok etmeye çalışıyor, kendinize gelin, birlik olun filan demeyeceğim. Sitemimi mazur görün, ama artık İslam dünyasının bir araya gelebilmesine de ihtimal veremiyorum, zira bölük pörçük ve başlarındaki mankurtlar sayesinde batılılara gönüllü bağlılığa devam ettiklerinden mütevellit umudumu yitirmeye başladım.

Yine ne varsa benim ülkemde var. Bin yıldır İslam’a saygıyla, hürmetle seve seve hizmet eden aziz atalarımızın evlatlarında yine ses var.

Fakat içimizi acıtan bir başka şey ise ülkemde İslam’a ve Müslümanlara nefret kusan ve fırsatını buldukça kendilerini gösteren belli kişi ve grupların da, Yeni Zelandalı haçlı katilden farklı bir şey düşünmediğini ‘Aynı şeyin Türkiye’de de olmasını istiyorum’ temennilerini internet sitelerinde dile getirecek kadar soysuz ve kansızların olmasıdır. Ve ne acı bir talihsizliktir ki, bir Hristiyan’ın, camide ibadet eden masum insanları katletmesinin suçunu bile, Müslümanlara yükleyecek kadar İslam’a ve Müslümanlara karşı kinini ortaya döken, acımıza tuz basan bir muhalefet lideri var ülkemizde. Sormak lazım kendisine, ne yapalım, Hristiyanların bizi öldürmesine mani olmak için ne yapalım, topraklarımızı mı terk edelim, bizi işgal etsinler de köleleri mi olalım, dinimizden mi dönelim, yoksa Haçlıları hiç yormamak için kendi kendimizi mi yok edelim; ne istiyor bu Kılıçdaroğlu denen kişi!

Müslüman kendine sürekli yeni roller biçse de Peygamberimizin Hadisi şerifinde net olarak ifade ettiği gibi “Küfür tek millettir.” Sitemime bakmayın siz; haliyle vaziyete moralimiz çok bozuk.

Ayasofya demişken de, bitirmeden şunu söyleyeyim ki, Sultanahmet’in dolmuyor olması, Ayasofya’nın açılmamasının mazereti olamaz. Batı bedel mi ödetecek? Zaten her gün ödetmiyorlar mı! Gün geçtikçe o kutlu mabedi açmak daha zorlaşacaksa, bırakın hazır bedel ödemeye alışmışken, bunu biraz da Ayasofya için ödeyelim…
Bırakın Batılıya siyaset yapmayı! Bazı işler siyasetle çözülmez. Çünkü bazı şeylerden taviz verilmez; Zira zaman geçtikçe Ayasofya’yı açmak daha da zorlaşacaktır. O Batılı Haçlının şımarık evladı olan kimliksiz Yunan başbakanı bile İstanbul’a gelince kapalı olan Ruhban okulunu, Patrikhaneyi ve Ayasofya’yı ziyaret ederek mesaj vermeye çalışıyorsa, yarın açmaya teşebbüs ettiğimizde Batı’da ya da Kuzeyde kimlerin Ayasofya üzerine ne hayaller kurduğunu da göreceğiz.

Batı dediğime de bakmayın, Bizim için Batı, İslam düşmanlığının sembol kelimesi olmuştur; Yoksa Yeni Zelanda’nın Doğunun da doğusunda, Güney Pasifikte, Büyük Okyanus da olduğunu biliyoruz.
Allah yardımcımız olsun, sağlıcakla kalın inşallah.
 

 

Bu yazı toplam 296 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.