1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Avrupa’nın Türkiye yorumu
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Avrupa’nın Türkiye yorumu

A+A-

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Suriye Milli Ordusu tarafından Fırat'ın doğusuna yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekâtı başlayalı bir haftayı doldurdu.
Şu ana kadar yüzlerce teröristin etkisiz hale getirildiği harekât kapsamında Fırat´ın doğusundaki terör hedeflerinin uçaklar ve topçu birlikleri tarafından vurulması sürüyor.
Askerler de karadan ilerleyişini sürdürüyor.
Şimdiye kadar onlarca köy teröristlerden temizlendi. Bu süreçte Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde başlattığı operasyon dünya basınında da geniş yankı uyandırırken, operasyon değerlendirildi.
Amerikan basınında Barış Pınarı Harekâtına sıkça yer verilirken, The New York Times 10 Ekim günü çıkardığı gazetesinin ilk sayfasında "Türkiye silahlanırken bir müttefike ihanet" başlığına yer verdi.
Türkiye’nin son derece haklı gerekçelerle yürüttüğü operasyona ABD ve Avrupa’da karşı çıkışlar bir yana kimi dost bildiklerimizden, kimi Müslüman ülkelerden yapılan değerlendirmeler şaşkınlık yarattı.
Arap Ligi Genel Sekreterliği görevinde bulunan Mısırlı siyasetçi Ahmet Ebu Gayt, Türkiye’nin terör örgütü YPG/PKK’ya karşı gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyona ‘işgal’ sözünü kullandı utanmadan!  
Bakanlar düzeyinde yapılan toplantıya başkanlık eden Irak Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hekim, Türkiye’nin operasyonunu örgüt adına kınadı ve Suriye’nin Arap Birliği’nde askıya alınan üyeliğinin iade edilmesi yolunda bir çağrı yaptı!
Filistin operasyona karşı çıktı…
AB kurumları Doğu Avrupa'yı bile anlamaktan acizken, Türkiye'yi anlamak için köklü bir zihinsel dönüşüm içine girmeleri gerektiği açık.
Öte yandan Avrupa’da kimi çevrelerin Türkiye yorumu da bir o kadar ilginç olsa gerek.
İşte Avrupa’nın Türkiye’ye bakışı:

“Savaşmaya bu kadar istekli bir Millet görmedik. Öldükleri zaman yeniden dirileceklerine inanıyorlar.
Cennete gitmek istiyorlar…
Savaşa karşı olmayı bırakın, Erdoğan’ın Suriye’de savaşa girmesi için teşvik edip cesaretlendiriyorlar.
Bunun böyle olmasında Atalarından ( Osmanoğullarından ) geçen genlerin etkisi çok büyük.
Kendilerini İslam’ın lideri olarak görüyorlar.
Dünya üzerinde zulme işkenceye uğrayan bütün Müslümanları biz kurtaracağız, Biz Peygamberin son Ordusuyuz diyorlar.
Filistin de, Yemen de, Sudan da, Libya da, Irak ta, Suriye de, Arakan da, Doğu Türkistan da, Lübnan da, Somili de, Balkanlar da, Akdeniz de, Ege de her yerde Türkler var artık.
Nereye adım atsanız karşınıza Türkler çıkıyor.
Suriyeli Mültecileri, Allah'ın onlara misafir olarak gönderdiğine inanıp kucak açıyorlar.
Dünyanın her köşesine insani yardım malzemeleri gönderiyorlar.
Kimseden hiç bir Ülkeden korkmuyorlar.
Akdeniz’de yaptıkları bunun bir kanıtı.
Musul Kerkük bizim diyorlar.
Akdeniz bizim gölümüzdü, diyorlar.
Filistin bizimdi, diyorlar.
Mekke, Medine, Libya, Mısır bizimdi diyorlar.
Savaşmaya hazırız gelin, hadi diyerek Dünya ya meydan okuyorlar.
Atalarının kendi yaptıkları özel oklar ile kılıçlar ile Dünya ya nasıl hükmettiklerini, Atalarının özel yaptıkları toplar ile İstanbul’u nasıl Fethettiklerini yüzyıllar sonra hatırladılar.
Yüzyıllar sonra, Atalarının yaptığı gibi bugün kendi özel silahlarını yapmaya başladılar.
Nereyi Fethedeceklerini, Nerelere göz diktiklerini şuan için anlamak çok zor.
Dünyanın bilmesi gereken, Büyük bir Savaşa Hazırlanıyorlar...”
Türkiye, bu gün bir devlet ile savaşmıyor.
Türkiye’nin savaşı terör ve terör örgütleri…
Türkiye bu savaşı kazanacak, çünkü haklı…
Allah yar ve yardımcımız olsun…

Bu yazı toplam 92 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.