1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. Ama hangi dünyanın Barış Günü
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

Ama hangi dünyanın Barış Günü

A+A-

Bu gün 1 Eylül,salt Türkiye ve KKTC’de kutlanan Barış Günü

Dünya Barış Günü yahut Uluslararası Barış Günü, aslında her yıl 21 Eylül tarihinde kutlanan uluslararası bir bayram.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1981’deki 57. birleşiminde, “Genel Kurul’un açılış günü olan her eylülün üçüncü salı gününü”nü “Uluslararası Barış Günü” ilan etmişti.

Yıllar sonra Genel Kurul'un kararı ile 21 Eylül'ü Barış Günü olarak kabul edildi.

Neden böyle, neden biz ve KKTC 21 Eylül yerine 1 Eylül’de kutlar yıllardır merak etmişimdir.

Hoş, ikisini de kutlamanın da zararı yok da, hangi dünyanın ‘Barış Günü’ diye de sormak gerekiyor ancak!..

Ama 1 Eylül tarihinin Almanya’nın 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı'nı başlattığı tarihi unutmamak ve barışın önemini hatırlamak için ilan edildiğini biliyoruz.

21 Eylül’ün de ‘Dünya 5’ten büyüktür’ denilen Birleşmiş Milletlerin içinBarış Günü'nde, dünya çapında çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi amaçlamak için kararlaştırıldığını da!..

Ama NATO üyesi Türkiye de Varşova Paktı'nın Barış Günü'nü kendi kutlama takvimine aktarması tuhaf gelmiyor mu biraz?

Gezegenimizin birçok diyarında kan gövdeyi götürürken Barış Günü şenlikleri düzenlemek, ikiyüzlülük ve tuhaf değil mi biraz?

* * *

Savaş ve Barış, iki zıt sözcük…

Savaş ve Barış, Rus yazar Lev Tolstoy tarafından yazılmış ve ilk kez 1869 yılında yayınlanmış romanındaRusya'nın Fransatarafından istilası döneminde yaşanmış olayları ve Napoleon döneminin Rusya'da Çar toplumuna etkisini, bu etkinin doğurduğu sonuçları beş asil aileden örnekler vererek tarif ettiğini biliyoruz.

1 Eylül Dünya Barış günü, bir gün için bile olsa barış sözcüğünü tüm dünya kamuoyunun gündemine getirmesi açısından önemsemek gerekiyor.

Ne ki, tarih boyunca zalimlerin mazlumlara karşı sürdürdüğü şiddet ve savaşları önlemek olası olmuyor.

Barış sözcüğü, içeriği nedeniyle tüm kesimlerin ağzından düşmeyen bir sözcük.

Herkes, barışın erdemlerinden, hep birliktebarış içinde yaşamaktan, kardeşlikten, savaşların kötülüğünden söz eder.

Ama savaşı ve barışı herkes aynı biçimde yaşamıyor…

Bu nedenle ezilenler için 1 Eylül,barıştalebinin öne çıkartıldığı ve bunun için mücadele edildiği bir gün olurken, barışın ticaretini yapan kimi çıkar grupları açısından da 1 Eylül, barış sözcüğünün içinin boşaltıldığı, çarpıtıldığı, bilinçlerin bulandırıldığı ve hamasi nutukların atıldığı bir gün oluyor.

Özellikle terör ve terörörgütleri yandaşlarının söylemleri trajik komik oluyor!

Emperyalizmin baskı, sömürü ve şiddet politikalarını artırdığı günümüz koşullarında, ekonomik, siyasal ve toplumsal eşitsizlik katmerli olarak sürüyor.

* * *

Dünya da kan gövdeyi götürüyor…

Şiddet yoluyla korku yaratılıp mazlum halkların enselerinde boza pişiriliyor.

Hangi birini sayalım sürüp giden savaşların...

Irak Suriye, Lübnan, Afganistan, Pakistan, Afganistan, Darfur, Somali, Yemen, Kongo, Filistin, Keşmir, Karabağ...
Ve de küllenmiş savaşlar, iç savaşlar: Sri Lanka, Haiti, Filipinler, Kırgızistan, Nepal

Bu nedenle, acının, savaşın olmadığı, sevginin, huzurun egemen olduğu, savaş ve terör olaylarının yaşanmadığı dünya üzerinde akan kan ve gözyaşının son bulmasına vesile olması temennisiyle herkesin 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyorum.

Barışın, özgürlüğün ve adaletin egemen olacağı; insanların ölmediği, çocukların hep güldüğü, mutlu ve huzur dolu bir dünya dileğiyle.

Bu yazı toplam 45 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT