1. YAZARLAR

  2. Orhan Kaplan

  3. 3 M kuralı ile bambaşka yarınlar!..
Orhan Kaplan

Orhan Kaplan

3 M kuralı ile bambaşka yarınlar!..

A+A-

Koronavirüs salgınının ne zaman tamamen sona ereceği belirsizliğini korumakta…

Aşı ve ilaç konusunda çalışmaların sürdüğü açıklansa da bunların da ne kadar etkili olacağı ve ne zaman kullanıma sunulacağı belli değil.

Virüsten korunmak için iyi uyku, dengeli beslenme, el temizliği, elle ağız, göz ve burun temasının olabildiğince kesilmesi, hasta kişilerin olabileceği kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınılması, düzenli hareket edilmesi, grip ve gerekli ise zatürre aşılarının yaptırılması, antibiyotik ve ağrı kesiciler ile bitki kökenli, güvenilirliği bilinmeyen ürünlerden ise uzak durulması gerektiğini belirtiyor uzmanlar.

Ama hepimizin artık bildiği şu 3 M kuralı en yaşamsal olanı;

Maske, mesafeyi korumak ve muslukta el temizliği…

* * *

‘Yeni tip Koronavirüsten korunmak için hastalık belirti ve bulguları gösteren kişiyle 1 metreden daha yakın mesafede bulunmayanların maske takmasına gerek yok’ dense de bu pratikte buna her zaman dikkat edilemeyecek olması ve bir anlık dalgınlık virüs kapılmasına neden olabilir.

Bu nedenle insanlarla olan mesafeyi korurken, aynı zamanda maske takmak yaşamsal önemde

Maskenin normal cerrahi maske olması yeterli…

N95 ve benzeri maskeler ise profesyonel sağlık personeli kullanımı için.

Bu maskenin doğru kullanılmadığında soluk almakta bile zorluk çekileceğini belirtiyor uzmanlar.

Sosyal mesafe kavramını da içselleştirmemiz gerekiyor artık.

Sosyal mesafenin amacı; hastalık taşıyan kişiler, hastalık bulaşma, hastalık ve nihayetinde ölüm oranını en aza indirmek için enfeksiyon taşıyan kişiler ile taşımayan kişiler arasındaki temas olasılığını azaltmak.

Sarılmak, öpüşmek, yakın mesafe ile yani 1, bir buçuk metre mesafeden aile bireyleri haricinde insanlara yaklaşmamak ve olanak buldukça ellerimizi sabunla yıkamak, bulamadığımızda alkol oranı en az yüzde 60 olan kolonya ile ellerimizi temizlemek de artık olağan yaşam tarzımız olacak.

Ne kadar süre mi, bu henüz belli değil.

3 ay, 5 aya yahut birkaç yıl…

Etkili aşı ve ilaç bulunamazsa belki de sürekli!..

 

* * *

Bir takım kısıtlamalar kaldırılıyor yavaş yavaş ama önlemleri korumak önkoşuluyla.

Ne ki, özellikle büyük kentlerde toplu ulaşımda ve kafe, lokanta ile alış-veriş merkezlerinde önlemlere ne kadar uyulmakta?

Pek de uyulduğu söylenemez…

Bunun da bir 2. dalga tehlikesini getirebileceğini belirtiyor Bakan Koca ve Bilim İnsanları.

Evet, her şeyin farkında olmak baya ağır bir yük!..

Bunu yaşıyor ve görüyoruz.

Hiç kuşkusuz başımıza gelenlerin sorumlusu belki de kendi yaşam biçimimiz.

Mevlana’nın dediği gibi,  “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım”!..

Yeni şeylere alışmak lazım…

Değişmek lazım, ‘Çünkü değişmeyen tek şey değişimin kendisi…’

Hele böyle bir süreçte değişmemek, ‘Ben değişmem’ demek olası değil!

Yeni sisteme uyarsak yaşama şansımız artacak…

Ne yapalım demekle olmuyor dostum.
Artık çaresini bulmamız gerek…
Bize bizden başkası dost olmaz dostum.
Var olan gerçeği görmemiz gerek.

Bambaşka yarınlar kurmamız gerek.”

Allah beterinden saklasın…

Bu yazı toplam 138 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT